|
Olay FM Kitap
Hazırlayan: Mahir Bora Kayıhan
Kitaplar Listesi
Ali ile Ramazan
Yazar: Perihan Mağden
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Ali ile Ramazan...
Uzun süredir beklediğim bir romandı Ali ile Ramazan... Perihan Mağden'in kaleme almaya ve sözünü etmeye başladığı günden beri bekliyordum. Kalemini sevdiğim, anlatımını beğendiğim, akıcılığıyla gerek yazılarını, gerek kitaplarını hemencecik tüketiverdiğim bir yazar olmasından ziyade, Ali ile Ramazan'ın Ramazan'ını bildiğim için de...
İstanbulluyum ben... Bakırköy'de gözlerimi açtım dünyaya ve Avcılar'da geçirdim çocukluğumu, gençliğimi... Yaşım gereği 1992 bana misket, top, saklambaç oynamayı, o sıralar yeni yeni keşfettiğimiz Voltrancılık oynamayı ve birde saat geçip, hava kararınca annelerimizin balkonlardan, camlardan sarkıp ''Mehmet, Ayşe, Bihter, İbrahim, Mahir... Hadi eve'' diye çığırmalarını anımsatıyor. Aslında daha çok şey anımsatıyor ama, Ali ile Ramazan boyutunda en çok oyundan eve çağrılmalarımızı anımsatıyor...
Nitekim güneş batınca tehlike doğuyor sokaklarda; tinercisi var, hırsızı var, pek anlamıyoruz o zamanlar ama, sübyancısı var, sapığı var... Ramazan adı da, Bestekar, Sanatçı kişilikte, ardından yaşanılanlarla çözülmez sapkın düğüm de 90'ların başında, ebeveynlerin dilinde...
İşte bu yüzden, yıllar içinde unuttuğum ve Mağden sayesinde tekrar aklıma düşen Ramazan adı yüzünden sabırsızlıkla bekledim romanı...
Değdi. Bir solukta okudum... İşlerimin yoğun olduğu, -röportaj bantlarımın en sökülesi dönemde,- bir solukta okudum...
Ramazan'ı, Ali'yi, Müdür Bey'i, Bestekar'ı, Recep'i... Romanda anlatılan öykünün büyük bölümü Mağden'in hayal ürünü, Mağden'in -böyle yaşanmasa böyle sonlanmazdı-sı...
3. sayfa haberinin yıllar sonra ete kana bürünmesi, can yakması, iç burkması, sebep sonuç ilişkisinin dayanılmaz ötelenmişliği...
Ali ile Ramazan benim için Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Mem ile Zin oldu artık...
Eğer dünyanızda gerçek, ''düzgün'' aşklara yer varsa sizin için de olabilir... Adları bundan böyle, Mağden'in kaleminden sonra, acı aşk hikayelerinin kahramanlarıyla anılabilir, onlardan daha acı, onlardan daha gerçek yaşanmışlıklara dönüşebilir...
Ali ile Ramazan / Perihan Mağden, Doğan Kitap, 2010, 162 sayfa.
|
|
|
Korkma Ben Varım
Yazar: Murat Menteş
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: İletişim Yayınları
Hikaye: Hiperaktif cümleler...
Günün ikinci kitabı yine bir roman. Murat Menteş'in Korkma Ben Varım adlı yenisi...
Hiperaktif bir yazar Menteş, cümleleri hınzır çocuklar gibi. Paragrafın son noktası konulduktan sonra dağılıp, ardından istedikleri gibi dizilmişler gibi. Bir sıra, bir sonralık, hele ki bir öncelik gözetmeksizin. Ben Menteş'e -kelime cambazı, cümle avcısı- diyorum. Hakkediyor da...
Polisiye türüne uygun, rahatlıkla kara mizah denilecek kadar hınzır ve ürkütücü bir anlatımla kaleme alınan Korkma Ben Varım, son cümlesininden sonra beni ardındakilere yöneltti ve hemen Dublörün Dilemması'nı edindim...
Korkma Ben Varım'ı okuyun isterim. Ülkemizde kara mizah yazanlarında olduğuna tanıklık edin, hatta usta işi diyebileceğim bir okumalıkla tanışın diye... Ve bir şey daha isterim ülkem yönetmenlerinden, Vavien'den sonra bir dişe dokunur kara filmimiz daha olsun... O da; Korkma Ben Varım olsun...
Korkma Ben Varım / Murat Menteş, İletişim Yayınları, 2009, 424 sayfa.
|
|
|
Kalp Ağrısı
Yazar: Halide Edib Adıvar
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Kalp Ağrısı...
Can Yayınları 2009'da Halide Edib Adıvar'ın eserlerine geniş yer vermiş ve genç okuyucularla buluşturmuştu. Adıvar üzerine çalışmalarına 2010'da da devam edeceğini bildiğimiz yayınevi, Kalp Ağrısı ile Adıvar kitaplığını tamamlamak adına bir adım daha attı. Kalp Ağrısı, Adıvar'ın en içli ve en bilindik romanlarından biri. 1924 yılında ilk kez okurla buluşan romanın günümüz için anlamı: -Usta bir kalemin eserleriyle buluşuyor olmanın dışında,- 1900'lü yılların İstanbul'unu tatmak, kaldırımında yürümek, havasını solumak...
Kalp Ağrısı / Halide Edib Adıvar, Can Yayınları, 2010, 168 sayfa.
|
|
|
Zincirlenmiş Narkisos
Yazar: Laurell K. Hamilton
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: Anita Blake görev başında...
Laurell K. Hamilton 17 cilde ulaşan Anita Blake Serisi'nin yenisiyle karşımızda. Yani dilimize yeni kazandırılan Zincirlenmiş Narkisos'la...
Aslında sadece Hamilton için, bunu nasıl başardı, 17 kitabı -ki, her biri neredeyse 1000'er sayfaya yakın- nasıl kaleme aldı diye bir makale yazmak gerek. Sabır, hayal dünyası ve yeteneğin dışında ciddi bir ustalıkta var, Hamilton'da... yadsınamaz bir gerçek bu!
Kitaba dönersek; seksi vampir avcımız Anita Blake yine görev başında. Eskisinden de karmaşık sırları çözmeye, teklike yaratan yaratıkları temizlemeye devam ediyor ve her kitapta temposu biraz daha artan maceraların içine dalıyor. İlk kez 1993 yılında ava başlayan hayal kahramanla 2004 yılında buluşmuş ve bir solukta okumuştuk. Geç ama hızlı bir şekilde 10 kitabı tükettik ve öyle görünüyor ki yakında Hamilton'a yetişeceğiz, yeni kitabı dünyayla aynı anda okuyabileceğiz...
Zincirlenmiş Narkisos / Laurell K. Hamilton, Çeviri: Mert Süğlün, Artemis Yayınları, 2010, 834 sayfa.
|
|
|
Sana Bir Sır Vereyim mi?
Yazar: Claudia Carroll
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Doğan'dan yeni dizi: Stiletto...
Doğan Kitap'ın yeni dizisi Stiletto, Artemis Yayınları'nın Çik-lit'leri gibi...
Stiletto; ağırlıkta kadın yazarların yazdığı çekici konular, heyecanlı aşklar, kentli aşılar ve şık kapaklar, kaliteli sunumlar bütünü bir seri... ve belliki Doğan Kitap bu seride fazlasıyla muvaffak olacak... İlk iki kitap; Sana Bir Sır Vereyim mi? ve İyi ki Yanlış Adama Rastladım bunun kanıtı gibi tüm çekiciliğiyle raflarda...
''Stiletto kadını kendi ayakları üstünde durur. Her daim şık, bakımlı ve seksidir. Kız kıza sohbetlere bayılır. Ve hayatının aşkını bir gün bulacağına tüm kalbiyle inanır.'' açıklamasıyla sunulan kitaplar aracılığıyla, okuyucu kitlesine yeni ve sadık bir çoğunluk katmayı hedeflemiş yayınevine başarılar diliyorum... Merak ediyorsanız eğer; ''Bu iki kitapla hedefi tam 12 vurdunuz!'' Elbette bu şans değil! Tecrübe...
Sana Bir Sır Vereyim mi? / Claudia Carroll, Çeviri: Belgin Selen Haktanır, 368 sayfa - İyi ki Yanlış Adama Rastladım / Debbie Carsbin, Çeviri: Bilge Nur Gündüz,454 sayfa, Doğan Kitap, 2010.
|
|
|
Karanlığa Yolculuk
Yazar: Sevil Atasoy
Tür: Polisiye - İnceleme
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Gerçek suç öyküleri ve başka karanlık işler…
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy yeni kitabı Karanlığa Yolculuk ile karşımızda. Sadece başarılarını yazmaya kalksam yerim yetmez. Ama kısaca bahsetmeden de geçemeyeceğim. Nitekim vereceğim bu kısa bilgiler Atasoy’un kitabının ne denli nitelikli bir polisiye/inceleme olduğunu anlatmamada yardımcı olacak.
İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi mezunu Atasoy, biyokimya alanında uzmanlık ve tıp bilimleri doktorası yaptı. Olay yeri inceleme, kriminal laboratuvarların gelişmesi ve DNA analizlerine katkısıyla ulusal ve uluslararası birçok ödülün sahibi oldu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğretim üyeliğinin yanı sıra, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi başkanlığını yapıp, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü müdürlüğünü yürüttü. Gazete ve dergilerde uzmanlığı alanında makaleler kaleme alan Atasoy, Mart 2005'te EKOSOK tarafından Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu üyeliği ve ardın başkanlığına seçildi. Ayrıca, Suç Önleme ve Denetleme Derneği'nin başkanı ve Uluslararası Adli Bilim Hizmetleri'nin (IFSS) sahibi…
İşte bu denli donanımlı bir isim Sevil Atasoy… Ve yeni kitabıyla tekrar okur karşısında. Gerçek suç öyküleri, delil toplamada yapılan yanlışlıklar ve eksiklikler üzerine yazdığı hikâye tadındaki yazılarından oluşan Karanlığa Yolculuk, Amanda Knox davasıyla aşılışını yapıyor ve daha ilk satırından itibaren okuru gerçek polisiye olayların içine ustalıkla sokuyor…
Karanlığa Yolculuk / Sevil Atasoy, Doğan Kitap, 2010, 276 sayfa.
|
|
|
Marie Curie / Bilgin mi, bilimin Meryem Ana’sı mı?
Yazar: Françoise Balibar
Tür: Genel Kültür
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: Marie Curie’nin görsel yaşam hikâyesi…
Marie Curie’yi tanımayanınız ve keşfini bilmeyeniniz yoktur! Sıkı okuyucular arasındaysanız YKY’nin Genel Kültür Dizisi’ni de bilirsiniz. İşte günün en can alıcı kitaplarından biri de bu dizinin içinden çıktı. Marie Curie / Bilgin mi, bilimin Meryem Ana’sı mı?
Radyoaktiviteyi keşfeden iki isimden biri olan Curie’nin (Ki, diğer isimde eşi Piere Curie’dir.) hayat hikâyesinin görsel belgeler eşliğinde anlatıldığı kitap Françoise Balibar imzasını taşıyor. Sadece yaşamını değil, bilimcilerce 'bilimin Meryem Ana’sı olarak kabul edilişinin de masaya yatırıldığı kitap genel kültür adına oldukça faydalı bir eser...
Bu arada Genel Kültür Dizisi’nden bahsetmişken dizinin en yenisi olan Deri / Bedenin Örtüsü’de oldukça dişe dokunur bir kitap. Claude Bouillon imzalı kitap gözle görülür organımız derinin, nasıl diğer organlarımızın koruyucu kılıfı olduğunu derin bir incelemeyle ve bol görselle sunuyor…
Marie Curie / Françoise Balibar, Çeviri: Elif Gökteke 128 sayfa - Deri / Claude Bouillon, Çeviri: Ömer Aygün, 128 sayfa, Yapı Kredi Yayınları, 2009.
|
|
|
Affet Bizi Marin
Yazar: Orhan Miroğlu
Tür: Yüzleşme
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Dil, din ve kültür farklılığının iç içeliği…
Orhan Miroğlu’nun Dıjwar’dan sonraki açılımı Affet Bizi Marin bir yüzleşme kitabı. En az Dıjwar kadar etkileyici ve aydınlatıcı olan kitap, Süryanilerin topraklarımızdaki yaşamışlıklarını ve değerlerini ortaya koymak adına da oldukça doyurucu. Dil, din ve kültür farklılığının yüksek boyutlarda yaşandığı Doğu’da, her şeye rağmen içiçeliğin, ayrışmazlığın buruk bir öyküsü olarak da okuyabileceğiniz kitabı farkındalığınızı yüksek tutmak adına tavsiye ederim...
Dıjwar demişken bir iki satır anmadan geçmek istemiyorum. Orhan Miroğlu’nun Musa Anter cinayetinin birinci elden tanığı olarak kaleme aldığı kitap, Diyarbakır Cezaevi'nin ve itirafçılığın karanlık dünyasını aydınlatıyor. Açılım hakkında fikir yürütürken yaşanılan olayların farkında olarak konuşmak isteyen tüm okuyucular bilgilenmek adına Dıjwar’ı edinebilir...
Affet Bizi Marin (2009/204 sayfa) – Dıjwar (3. basım 2009/348 sayfa) – Orhan Miroğlu, Everest Yayınları.
|
|
|
İkinci Hayvan
Yazar: Murathan Mungan
Tür: Şiir
Yıl: 2010
Yayınevi: Metis Yayınları
Hikaye: İkincil siber ruh halleri…
Metis Yayınları Murathan Mungan adına basılı ne varsa yayımlıyor. Külliyatı pek yakında Metis'te olacak olan yazarın yenileri de yine Metis tarafından ana sıcak olarak raflara diziliyor. İşte bu ana sıcaktan bir bölüm daha karşımızda. İkinci Hayvan...
Yazarın 1999 ve 2009 yılları arasında kaleme aldığı ve kanımca kavramsal olarak yayımlamayı istediği için biriktirdiği bazı şiirlerinden oluşan kitap, postmodern şiirde kültürel teknolojiyi dozunda işliyor. Çoğu ilk kez okurla buluşan şiirlerden bir kısmı daha önce yayımlanan özel (koleksiyonluk) çalışmalarda yer almıştı. Usta işi şiir okumak isteyen siber bireylere duyurulur…
İkinci Hayvan / Murathan Mungan, Metis Yayınları, 2010, 118 sayfa.
|
|
|
Villa Moda
Yazar: Ceyda Kılınç
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: İlya İzmir Yayınevi
Hikaye: Gençlerin romancısından yeni kitap…
Aymesev ve Çilekteki Nefret adlı romanlarıyla genç okuyuculardan tam not alan ve kitapları baskı üstüne baskı yapan Ceyda Kılınç yeni romanıyla başarısını sürdürüyor. Yine genç okuyucuları cezbedecek bir konu ve özellikle kadın okuyucuları etkileyecek bir anlatımla kaleme aldığı Villa Moda, Artemis Yayınları'nın çik-lit’lerini aratmayacak türden bir kitap.
İlya İzmir Yayınevi tarafından yayımlanan Villa Moda, -aşkın en vurucu halleri- ibaresiyle satışta. Çılgın gençler, sıra dışı komşular, meraklı dostlar, gizemli aşklar ve tehlikeli ilişkiler bütünü Villa Moda, belikli Kılınç’ı daha geniş bir okur kitlesine ulaştıracak…
İlya İzmir Yayınevi demişken, yayınevinden çıkan V. Onur Çöpür imzalı Elçi ve Mitoloji Dizisi’nin yenilerinden Antik Mısır Edebiyatı’nı (E. A. Wallis Budge) da okumanızı öneririm...
Villa Moda / Ceyda Kılınç, İlya İzmir Yayınevi, 2009, 248 sayfa.
|
|
|
Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar
Yazar: Bülent Aksoy
Tür: Öykü - İnceleme
Yıl: 2009
Yayınevi: Pan Yayınları
Hikaye: Edebiyatın en saygın türü...
Yeteneğin dışında; roman yazmak sabır, şiir yazmak ilham, makale yazmak bilgi, biyografi yazmak yetenek, otobiyografi yazmak yaşanmışlık, eleştiri yazmak uzmanlık, mizah yazmak farkındalık, nehir yazmak dişe dokunur konu ister... İlk başta dediğim gibi öncesi yetenektir! Edebiyatın adını geçirdiğim türlerinin en saygınıysa bence öykü/hikâyedir! Çünkü öykü yazmak yazarından birçok şey; yetenek, ustalık, anlatım gücü, ciddi bir edebiyat bilgisi, dişe dokunur bir konu ve vurucu bir yazım tekniği ister... Çünkü, biraz uzatmaya kalksanız romana kaçar ve roman öykü arasında kalmış bir novella olur. Bu yüzden uzunluğuna dikkat ederek, yazımda cimri, anlatımda zengin olmanız gerekir.
Günün ilk kitabı da bize öykü/hikâye sanatını anlatan bir kitap. Bülent Aksoy'un yayına hazırladığı ve Pan Yayıncılık etiketiyle geçen yılın son aylarında raflara dizilen Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar. Kitap, 19 usta hikâyecinin, ''hikâye yazmak'' üzerine yazdıklarını içeriyor. Edebiyatın en saygın türü olduğu halde, aynı zamanda da en az tüketilen türü olan öykünün tekniği üzerine kalem oynatılmış bu önemli kitabı edebiyat tutkunlarına öneririm. Özellikle de öykü okumayı sevenlerine...
Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar / Yayıma Hazırlayan: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, 2009, 158 sayfa.
|
|
|
Hayat Bana Yüreğini Açıyor
Yazar: Karma
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Şizofren öykücüler...
Başlık sizi yanıltmasın. Yazının devamında şizofren dahiler tadında, edebiyatın şizofreni öykücülerini yazmayacağım. Edebiyatla alakası olmayan şizofreni hastalarının kaleme aldığı öykülerden bahsedeceğim. Hayat Bana Yüreğini Açıyor, yine geçen yılın son aylarında elime geçen kitaplardan biriydi. Kitap, Gerçekler Maskelenmesin projesi kapsamında şizofreni hastaları arasında düzenlenen Ateşin Düştüğü Yerden Sesler, Yüzler, Öyküler yarışmasına katılan öykülerden oluşuyor. Yani şizofreni hastalarınca yazılan öykülerden. Yaşanılan kopuşun ardın gelen bu cümleler okuyanı yer yer ürkütürken, yer yerde ustalıkla yaşama bağlıyor. Kitaba seçilen tüm öyküler ki, bir kısmı ne yazık ki yeterli bulunmamış, çok iyi. Neredeyse ustaca. Mario Levi başkanlığında yayına hazırlanan kitabı başka başka dünyalardan sesler duymak isteyenler tercih edebilir...
Hayat Bana Yüreğini Açıyor, Doğan Kitap, 2009, 226 sayfa.
|
|
|
Bilardo Blues Kulübü
Yazar: Maxence Fermine
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Kara Amerika...
Günün son kitabı Bilardo Blues Kulübü ile Chicago, New York, Las Vegas'ta nefes alan öykülerde, sadece şehirlere has dolapların döndüğü gecelerden bir geceye tanıklık etmeniz mümkün...
Maxence Fermine imzalı kitap üç öyküden oluşuyor. Aynı gece yaşanılan üç ayrı olaydan ve 60'ların noir Amerikansından... benim için öyküleri okurken keyifli olan, kitabın kendine has bir fon müziğinin olmasıydı. Blues seven biri olarak kitabı okurken öykülerin içine daha iyi girdim. Yaban ellerden bahseden öyküler pek de yaban kalmadı... Sizde nasıl bir etki bırakır bilmem ama, okumakta gecikirseniz peyazperde de izlerken, ''ben bunu okumuştum'' deme şansını kaybedebilirsiniz... Çünkü kitabın içinde gangsterlerden aşıklara, müzisyenlerden kumarbazlara kadar dönem filmi için gerekli tüm karakterler barınıyor...
Bilardo Blues Kulübü / Maxence Fermine, Çeviri: Aslı Açan, Everest Yayınları, 2009, 104 sayfa.
|
|
|
Ödüllerim
Yazar: Thomas Bernhard
Tür: Anı
Yıl: 2010
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: ''...para düşkünüyüm, karaktersizim, ben de bir domuzum.''
Sıra dışı bir kitapla güne başlayın istedim. İnsanın içindeki ''öteki''nin dışa vurumuna şahit olun...
Başlık olarak seçtiğim dışa vurum Thomas Bernhard imzası taşıyor. Ödüllerim adlı taze çevrilmiş kısacık bir kitabın derin cümlelerinden biri...
Sürpriz bir şekilde, Almancada Bernhard'ın kitaplarını yayımlayan Suhrkamp Verlag etiketiyle geçen yıl yayımlanan kitap, YKY editörlerini heyecanlandırmış, kitabı hemen listelerine alıp çevirmelerine sebep olmuş olmalı ki, böylelikle biz okurlarda çok geçmeden okuma şansına erişmiş olduk. Bernhard'ın aldığı ödüllerinin ve o gecelerin konuşma metinlerinin bir araya getirildiği kitap herşeyden öte, köklü bir yazarın ''ödüller ve alanlar'' ilişkisine dair ince sorulara cevap aramasını ve bir insan olarak altında ezilinir taşların hafifliğini konu ediyor.
Sivri dilini kimseden esirgemeyen bir yazarın kendinden esirgeyebileceğini düşünmek bile komik olur. İnsanın doğasını, ödül alanın yaşadığı çelişkileri, genel olarak ödül bürokrasisini anlattığı Ödüllerim, YKY'nin 2010 unutulmazları listeme şimdiden girmiş durumda...
Ödüllerim / Thomas Bernhard, Çeviri: Sezer Duru, Yapı Kredi Yayınları, 2010, 90 sayfa.
|
|
|
Alya, Sevgilim ve Ben
Yazar: Ayşe Arman
Tür: Anı
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Onların hikayesi...
Ayşe Arman'dan pek hazzetmeyenlerdenim. Röportajlarını beğenen ama, yazılarını aşırı içsel/özel bulanlardanım. Bu yüzden eşim köşe yazılarını, ben röportajlarını okuyarak evimizde Arman okuyuculuğunu sessiz sedasız sürdürür gideriz...
Ya da giderdik mi, demeliyim bilemedim... Çünkü Arman'ın Alya, Sevgilim ve Ben / Bizim Hikayemiz... adlı kitabı bana pek bir hoş geldi. Daha önce sevmediğim ben/biz kokan yazıları sanki benim içinde bir anlam ifade eder oldu. Başka bir yaşama doğru attığım dikiz bu kez keyif verdi...
Düşününce, bunun ilk harfinden son noktasına kadar adına yakışır tarzda sunulan bir kitap olmasına bağladım. Yani anladım ki, Arman'ın kendini, eşini ve çocuğunu anlattığı yazılarını gazete köşelerinde değil, bir kitapta olunca okuyabiliyorum...
Yaptığı röportajlarla kendi imzasını kuvvetli bir şekilde basın tarihine atan Arman kitabıyla da bunu başardı. Baştan sona orijinal bir çalışma. Kuşe kağıda renkli. Dergi gibi yani... İçsel, özel metinlerle bir o kadar özel fotoğrafların hoş bir grafik tasarımla sunulduğu kitabı yazarın meraklısı bayanlara, benim gibi sadece röportajlarını okumayı seven baylara ve 3 kişilik özel bir aileye sahip tüm anne babalara tavsiye ederim. Kitabın yazar gelirinin LÖSEV'e bağışlandığını göz önüne alınca, aslında kitabı herkese tavsiye ederim...
''Hayattaki en büyük başarım, böyle bir aileye sahip olmak...” - Ayşe Arman
Alya, Sevgilim ve Ben — Bizim Hikayemiz... / Ayşe Arman, Doğan Kitap, 2009, 184 sayfa.
|
|
|
Samanyolu & Hıçkırık
Yazar: Kerime Nadir
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Ölümsüz Türk ''görsel'' Edebiyatı...
Son yıllarda TV ekranlarını kuşatan edebiyatımız vakti zamanında sinemaları da kuşatmış. Hem de ne kuşatma. Yayımlanan romanlar birbiri ardına beyazperdeye yansırken, sinemamızda keşfedilen her yeni yıldızla tekrar filmleri çekilirmiş. Yeşil Çam'ı Yeşil Çam yapan romanlarmış. Araştırdım, gördüm...
Ben o dönemin Türk edebiyatına izninizle, Türk ''görsel'' Edebiyatı demeyi uygun görüyorum. Nitekim filmi olmayan roman bulmak neredeyse imkansız!
İş şimdi TV ekranlarında... Ali Rıza Bey'e üzülüp, Leyla için ağlıyoruz, Bihter'e lanet ederken Behlül'ü içten içe kıskanıyoruz... Yani hala onlarla yatıp onlarla kalkıyoruz...
Neyse, asıl konumuza döneyim. Doğan Kitap Kerime Nadir'in okurken de, izlerken de çok ağlatan eserleri Samanyolu ve Hıçkırık'ı yeniden yayımladı. Hemde çok şık kapak, çok etkili sunum yazısı (Selim İleri) ve çok cazip bir boyla, cep boyla... Yayınevi umarım bu tarz çalışmalarını hızlandırır ve Türk edebiyatının vakti zamanında birçok sektörden binlere ekmek yediren eserleriyle rafları süslemeye devam eder. Eder ki, izleyici de romanlarla izledikleri dizilerin aslında ne derece farklı konular işlediğini, sakızın dahi bu derece sündürülemeyeceğini anlar...
Samanyolu (244 sayfa) — Hıçkırık (206 sayfa) / Kerime Nadir, Doğan Kitap, 2010.
|
|
|
Chopin Üzerine Notlar
Yazar: André Gide
Tür: İnceleme
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: 3 usta, 1 kitap, bol müzik...
Chopin Üzerine Notlar müzik kitaplığı için çok özel bir çalışma. Nitekim bahsi geçen usta, bahsi geçiren usta ve bahse ses veren usta çok özel... Chopin, André Gide ve İdil Biret...
Can Yayınları'ndan çıkan Chopin Üzerine Notlar, büyük ustanın müziğini, yine sanatında büyük bir usta olan, Nobel ödüllü Gide'in yorumlamasından oluşuyor. Öyle ki, Gide'in amatör bir ruhla Chopin müziğini yorumlarken yakaladığı ışık birçok müzik eleştirmenine yol gösterecek incelikte. İşin içine önsöz ve adı geçen eserler arasından seçilip hazırlanan özel kayıtlarla birlikte İdil Biret CD'si girince, ortaya tadına doyulmaz bir kitap çıkıyor...
Chopin Üzerine Notlar / André Gide, Çeviri: Ömer Bozkurt, Can Yayınları, 2010, 82 sayfa, CD hediyeli.
|
|
|
Günlükler (1906-1948)
Yazar: Kâzım Karabekir
Tür: Günlük
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: YKY'den depderin bir kütüphane…
Yapı Kredi sanata destek veren en önemli bankalarımızdan. Nitekim Yapı Kredi Yayınları geçen yıl 3 bininci kitabına ulaştı. 1945 yılında Doğan Kardeş dergisiyle yayıncılığa başlayan Yapı Kredi bu başarısını özel bir kokteylle kutladı. Yoğunluğumdan dolayı katılamadığım kokteylde konuklara 23 Nisan 1945 yılında yayımlanan ilk Doğan Kardeş dergisinin tıpkıbasımı hediye edildi.
2010 yılında başarısını daha da hızlı bir şekilde sürdüreceğinin sinyallerini veren yayınevinin en az 350 başlık altında çıkan kitapları ve o kitapların 15 milyon rakamına ulaşmışlığı Yapı Kredi’yi, depderin hatta en derin kütüphaneyi kuran banka olarak da özel kılıyor.
Gelelim 3 bininci kitaba: Kâzım Karabekir’in Günlükler’ini özel kutusunda 2 cilt olarak yayımlayan Yapı Kredi, Cumhuriyet’imize tanıklık eden Karabekir’in bu özel gözlemlerini 8 kişilik bir ekiple 3 yıl gibi bir sürede tamamlayarak edebiyata verdiği değeri gözler önüne serdi. İlk cümlesinin üzerinden 103, son noktasının ardından 61 yıl geçen Günlükler’i tüm edebiyat tutkunlarına tavsiye ederim…
Günlükler (1906-1948), Kâzım Karabekir, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 2 cilt özel kutulu, 1536 sayfa.
|
|
|
Çağdaş Sanat – Bir Akbank Sanat Antolojisi
Yazar: Ali Akay
Tür: Sanat
Yıl: 2009
Yayınevi: Akbank Kültür Sanat Yayınları
Hikaye: Çağdaş sanat kitaplığı…
Sanata destek veren bankalar demişken Akbank’ı elbette unutamayız… Daha önce Akbank Kültür Sanat Yayınları’ndan çıkan -modern sanata dair- ansiklopedik kitapları geniş yer vererek tanıtmıştım. Ne mutlu ki, bugün yayınevinin yenisini tanıtacağım… Çağdaş Sanat / Bir Akbank Sanat Antolojisi…
Akbank Kültür Sanat Yayınları, yeni ansiklopedik kitapları Çağdaş Sanat ile -çağdaş sanata dair- derin bir kitaplık kurma yolunda hızla ilerliyor. Evet hızla! Nitekim çağdaş sanata dair kitaplar bol görselli, ansiklopedik boyutlarda ve kuşe kâğıda basılı yayımlandığı için her ay 3–5 kitap yayımlamak pek mümkün değil. Bu yüzden Akbank Kültür Sanat Yayınları’nın yayın politikası bence oldukça iyi işliyor.
2003–2009 yılları arasında Akbank Sanat'ta düzenlenen sergilerin küratörleri tarafından yazılan metinlerden ve görsellerden oluşan Çağdaş Sanat kitabı, Ali Akay’ın derlemesiyle hayat bulmuş durumda. Özellikle enstalasyon, yani yerleştirme sanatıyla yakından ilgili olan okuyucularımız kaçırdıkları sergiler hakkında bilgilenmek ya da enstalasyona ilgili olan okuyucularımız hayal dünyasını, sanat dilini güçlendirmek için kitabı edinebilir…
***
Çağdaş… ne kadar da içi dolu bir kelime…
Çağa ayak uyduran, çağın gerisinde kalmayan, çağa uyum sağlayan, aynı çağda -farkındalıkla- yaşayan…
Ben, çağdaş kelimesini en çok sanata yakıştıranlardanım… sanatın anlattıklarıyla kelimenin can bulduğuna inananlardanım… Çağdaş ressam, çağdaş heykeltıraş, çağdaş müzisyen, çağdaş sanatçı gibi…
Hiç çağdaş sarhoş, çağdaş küfürbaz, çağdaş maganda olur mu? Olur elbet! Olur da, çağdaşlık unvanını ancak bir dernek, bir cemiyet, bir topluluk, ne bileyim bir grup içine girerse alabilir… Evet evet… çağdaş kelimesi en çok sanata yakışıyor...
Çağdaş Sanat – Bir Akbank Sanat Antolojisi / Derleyen: Ali Akay, Akbank Kültür Sanat Yayınları, 2009, 367 sayfa.
|
|
|
Gölgeler Çekildiğinde
Yazar: Cahide Birgül
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Everest’ten ustaya saygı…
Edebiyat dünyamız 2009’un sonlarında usta bir romancısını yitirdi. Cahide Birgül’ü…
Ki, Everest Yayınları yazarın son kitabı Eflatun Koza’nın hemen ardından ilk eserini yayımlamak için işe koyulmuştu… Nitekim Birgül’ün 1998 çıkışlı ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde yeniden raflarda… Kitap ilk baskısını Metis Yayınları (1998), 2. baskısını Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (2002) etiketiyle yapmıştı. Günlük yaşamın içinde dolaşan ve detayları okurun gözüne başarıyla sokan Birgül’ün oldukça kaliteli olan ilk romanını alıp okuyarak sizde ustayı sanatıyla selamlayabilirsiniz…
Gölgeler Çekildiğinde / Cahide Birgül, Everest Yayınları, 2009, 190 sayfa.
|
|
|
Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim
Yazar: Bülent Aksoy
Tür: Nehir
Yıl: 2009
Yayınevi: Pan Yayınları
Hikaye: Radyonuz ‘’Açık’’ olsun…
Pan Yayıncılık müzik kitaplığımızı zenginleştirmeye devam ediyor. Edebiyatın diğer türlerine de önem veren, ama müzik üzerine kitaplarıyla dikkat çeken yayınevinin en yenisi Radyo Günlerim… Bülent Aksoy’un nehir türünde hazırladığı kitabın en ilginç yanıysa, 16 oturumdan oluşan bir radyo programının bant çözümü olması…
16 program boyunca Cüneyd Orhon’la Açık Radyo (İstanbul, 94.9)’da söyleşen Aksoy, bu dizinin bir bölümünü kitaplaştırmış durumda. Radyo Anıları adlı programın bazı bölümlerini zamanında dinlemişliğim var. Bu yüzden kitap bana daha bir sıcak geldi. Özellikle kitapla birlikte hediye edilen CD’de programdan örneklerin yer alması beni 2000’li yılların başına götürdü…
Artık; Ankara, İstanbul, İzmir radyolarının, daha sonra da TRT’nin hemen hemen her kademesinde resmi görevler yüklenmiş bir radyo yöneticisinin anıları ışığında ‘Ttürkiye’de radyo’’ başlığının içini doldurmanız mümkün…
Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim / Yayına Hazırlayan: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, 2009, 328 sayfa, CD hediyeli.
|
|
|
Kağıt Helva
Yazar: Elif Şafak
Tür: Alıntı
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Tatsız tuzsuz Kağıt Helva...
Elif Şafak'ın Kağıt Helva kitabını proje aşamasından bu yana beklemekteydim. Hem de beğenmeyeceği bile bile...
Öncelikle belirtmek isterim ki, Elif Şafak benim için Orhan Pamuk'tan daha değerlidir. Her ne kadar aynı kıyılarda dolaşsalar da, Şafak'ı her zaman beğenerek okumuşumdur. Hatta, kitaplarından okuduğum kadarını, uykumdan feragat ederek 1-2 gecede bitirmişliğim söz konusudur. Okumadıklarımda henüz edinemediklerimdir!
''Öyleyse bu kitabın nesini beğenmedin'' demek hakkınız. Cevap veriyorum: Parayla satılmasını!
Yani bir Alıntılar Kitabı, eski kitaplardan paragrafların, hatta yer yer cümlelerin yer aldığı bir kitap satılmamalıydı! Müzik albümlerinde bu duruma alıştık elbet, en iyiler gibi ki, ben en iyilere de pirim vermem! Ama iş kitap olunca, -alandan çok okuyucusu olduğu düşünülünce ve Elif Şafak'ın okuyucu kitlesi ve kazandıkları buna eklenince- illaki bir alıntılar kitabı hazırlanacaksa bu çok şık bir hediye olarak düşünülebilirdi. Yeni kitabın yanında küçük bir farkla ya da imza günlerinde ilk 100 bilemedim 200 kişiye hediye gibi... yani bu özel kitabın bir fiyatı olmamalıydı, etiketlenmemeliydi!
''Yazar bu yahu, yazacak satacak elbet'' diyenleri duyar gibiyim... elbet yazacak ve satacak! Hatta arada yayınevi değiştirecek, eski romanları yeniden piyasaya çıkacak, edinemeyenler alacak, yeni nesillere böyle ulaşacak... Ama bu benim gözümde hiçbir zaman ''10 kitabım oldu, hadi onundan bir ekstra çıkarayım'' mantığıyla olmayacak! İllaki olacaksa, o da gönül işi olacak...
Madem öyle; Şebnem Ferah Best Of çıkarsın, Stephen King En Korkuttuğum Cümleler kitabı çıkarsın, Çağan Irmak en iyi sahnelerinden oluşan Filmlerim DVD'si çıkarsın... sevenleri de koşsun alsın! Sözün özü: Bu kitabın ücretlendirilmesi Şafak'a yakışmadı, hiç ihtiyacı yoktu! Kağıt Helvayı çok severim ama bu sefer ağzımda acı bir tat bıraktı...
Sayın Şafak, Kağıt Helva yerine keşke Aşk'ı imzalayıp gönderseydin... Gerçi Kağıt Helva tüm kitapları toptan imzalamak gibi ya... neyse...
Kağıt Helva / Elif Şafak, Doğan Kitap, 2009, 154 sayfa.
|
|
|
Alafrangalığın Tarihi
Yazar: Hilmi Yavuz
Tür: İnceleme - Araştırma
Yıl: 2009
Yayınevi: Timaş Yayınları
Hikaye: Bu kitap pek bir alafranga...
Timaş Yayınları Hilmi Yavuz kitaplarını bütün eserleri başlığı altında yayımlamaya devam ediyor. Geleneğin tasfiyesi ya da yeniden üretilmesi alt başlığıyla sunulan Alafrangalığın Tarihi, Yavuz'un bakış açısı ve kaynaklarla desteklediği geleneklere yabancılaşmayı anlatıyor. Postmodernizm dediğimiz yeni akımının etkisi altındayken kalkıp Osmanlı'dan Cumhuriyet'e dönüşüm esnasında yaşadığımız değişimi okumak tarihimiz için çok önemli. Modernleşme ve ötesi olarak da ele alabileceğimiz Alafrangalığın Tarihi, batı mordernizmine de sıkı göndermeler yapıyor. Meraklısına...
Alafrangalığın Tarihi / Hilmi Yavuz, Timaş Yayınları 2009, 240 sayfa.
|
|
|
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Yazar: Soner Yalçın
Tür: Araştırma - İnceleme
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Yalçın'ın ses getiren yenisi...
Soner Yalçın yeni kitabı Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor'la gündemde. Yalçın'ı bilen bilir. Kalkıp size şövanizmini yapmaya niyetim yok! Tamamen yazarından ve konusundan dolayı meraklısına ihitap eden bu kitap; Ergenekonvari komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu? George Soros’un vakıfları, gazeteleri ve politikacıları bu oyunun neresinde? Türkiye’de hangi gazetelere, hangi kanaldan para akıtılıyor? TSK neden hedefte? Solcu liberallerin New York’taki akıl hocaları kimler? Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’den nasıl yazar devşiriyor? Kim bu ödüllü edebiyatçılar? gibi sorulara cevaplar veriyor. Yukarıdaki sorular arasında cevap aradıklarınız varsa rahatlıkla edinebilirsiniz...
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor / Soner Yalçın, Doğan Kitap, 2009, 440 sayfa.
|
|
|
Vahşi Geceler
Yazar: Joyce Carol Oates
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Amerikan yazarlarının son günleri...
Joyce Carol Oates kara mizah türündeki öykülerden oluşan konsept kitabı Vahşi Geceler ile karşımızda. Beş Amerikan yazarının son günlerini nasıl geçirdiklerini kendince kurgulayan ve okura sunan yazar, aynı zamanda bu ustaları ne kadar iyi tanıdığını da kanıtlıyor. Öyle ki, iş, sadece eserlerini okumak değil, hayatlarına dair de bilgi sahibi olmaktan geçiyor. Edgar Allan Poe, Emily Dickinson, Mark Twain, Henry James, Ernest Hemingway'in son günlerini başka bir yazarın hayal dünyasından okumak isteyenlere duyurulur...
Vahşi Geceler / Joyce Carol Oates, Çeviri: Zeynep Çiftçi Kanburoğlu, Everest Yayınları, 2009, 220 sayfa.
|
|
|
Esrarengiz Komşu
Yazar: Silke Lambeck
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Günışığı Kitaplığı
Hikaye: Esrarengiz komşu Türkçe konuşuyor...
Kitaplar dilimize hep geç kazandırılıyorken, çocuk kitapları için sus olmak, konuşmamak gerek! Dünyada yer yerinden oynamadan kalkıp bir çocuk kitabını Türkçeye çevirmek de ne! Ayşegül Parkta, olmadı Küçük Anne, o da olmadı Mutfakta... çok zorlarsanız Ayşegül -her an her yerde- olarak imdadınıza yetişiveriyor...
Bu açıdan Günışığı Kitaplığı'na, yeni kitapları eskimeden çocuklarımıza tanıttıkları için teşekkür ederim... Bence sizler de etmelisiniz...
En son; Esrarengiz Komşu ve Esrarengiz Komşu Geri Dönüyor adlı iki kitabı birden dilimize kazandıran yayınevi, Theodor Wolff ödüllü bir gazeteci yazar olan Silke Lambeck ile çocukları tanıştırmış oldu... Çevrenizde -hala- yeni yıl hediyesi almadığınız çocuklar kaldıysa, hediyeniz belli: kitap!
Esrarengiz Komşu / 128 sayfa – Esrarengiz Komşu Geri Dönüyor / 156 sayfa, Silke Lambeck, Resimleyen: Karsten Teich, Çeviri: Suzan Geridönmez, Günışığı Kitaplığı, 2009.
|
|
|
Süreç
Yazar: Devrim Sevimay
Tür: Politika - Nehir
Yıl: 2009
Yayınevi: Özgür Yayınları
Hikaye: 10 soruda Kürt açılımı...
Son ayların en içine kapanık açılımı olarak nitelendirdiğim Kürt Açılımı hakkında düşüncelerini merak ettiğimiz birçok isim, Devrim Sevimay'ın Süreç adlı politik kitabında yer alıyor...
Özgür Yayınları'ndan çıkan röportaj kitabı Abdülkadir Aksu, Ahmet İnsel, Ali Balkız, Gülten Kaya, Aysel Çelikel, Aysel Tuğluk, Hülya Avşar, Dengir Mir Mehmet Fırat, Deniz Bölükbaşı, Edip Başer, Erdem Gencan ve daha bir çok ismi ve açılıma dair yazılan köşeyazılarını bir araya getiriyor.
Açılım hakkında net düşünceleri olan, söyleyecek sözü olup da söyleyecek imkanı olmayan, süreci sıkı takip eden tüm okuyucular kitaptan çok şey öğrenip keyif alacaklardır.
Merak edenler için soruları da ekleyerek süreci akışına bırakıyorum:
PKK'nın silah bırakması ve dönüş sürecinde nasıl bir yöntem izlenmelidir?
PKK kadrolarını dağdan indirmek amacıyla af ilan edildiği takdirde kapsamı ne olmalıdır?
Çözüm sürecine Abdullah Öcalan'ın da dahil edilmesi yolundaki taleplere nasıl bakıyorsunuz?
Çözüm süreci boyunca operasyonlarla ilgili düşünceniz nedir?
Terörün bitme menziline girdiği konusunda yayılan iyimser havaya katılıyor musunuz?
Türkiye'de mevcut Anayasa ve yasalarla tanınmış olan hak ve özgürlükler alanının Kürt kimliğiyle ilgili olarak genişletilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz; düşünüyorsanız bu düzenlemeler neleri içermelidir?
Soruna çözüm çerçevesinde demokratikleşme paketi ve ekonomik önlemler yeteli midir? Bölgeye özel düzenlemeler de yapılmalı mı?
Toplumsal mutabakattın sağlanması için sizce en dikkat edilmesi gereken husus nedir?
Sizin açınızdan bulunacak çözüm modelinin ''olmazsa olmaz'' çizgisi ne olmalıdır?
Süreç, Devrim Sevimay, Özgür Yayınları, 2009, 288 sayfa.
|
|
|
Paris Bir Yalnızlıktır
Yazar: Feridun Andaç
Tür: Gezi - Anlatı
Yıl: 2009
Yayınevi: Kavis Kitap
Hikaye: Çağdaş seyyahlardan aşırı etkileşimli kitaplar...
Biri deneme, diğeri anlatı türlerine uygun olan ama, işin özünde aşırı etkileşimden dolayı kaleme alınmış -hatırat tadında kitaplar- olarak adlandırabileceğim iki kitaptan bahsedeceğim. Yol Durumu ve Paris Bir Yalnızlıktır...
Yol Durumu, Münir Göle'nin dünya seyahati sırasında kaleme aldığı, yazarken kentin atmosferinden aşırı derecede etkilendiği ve kente özgü bir kokuya bürünmesine engel olamadığı/olmadığı denemeleri içeriyor. Yazarın çektiği fotoğraflarla genişletilen kitap, yer yer felsefeyle de küçük kaçamaklar yaşıyor...
Paris Bir Yalnızlıktır, Feridun Andaç'ın kendi Paris'ini anlattığı, içtenlik babında Yol Durumu'ndan aşağı kalmayan ama, edebiyat babında bir kalem daha ustaca olan yeni kitabı. Yaptığı Paris yolculuklarının yazım dünyasındaki yansımasının kitabı olarak da ele alabileceğimiz Paris Bir Yalnızlıktır yazarın sıkı takipçilerini, ''yazarlarına yakınlaşmak adına'' fazlasıyla mutlu edecektir!
Yol Durumu, Münir Göle, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 120 sayfa.
Paris Bir Yalnızlıktır, Feridun Andaç, Kavis Kitap, 2009, 232 sayfa.
|
|
|
Cumhuriyet – Türk Mucizesi
Yazar: Türkiye üçlemesi tamamlandı... Turgut Özakman
Tür: Tarihi Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Hikaye: Türkiye üçlemesi tamamlandı...
Turgut Özakman'ın Türkiye Üçlemesi nihayet tamamlandı. Hem de ne tamamlanmak...
4 günde 45 baskı yapan Cumhuriyet – Türk Mucizesi hem Özakman'ın, hem Bilgi Yayınevi'nin, hem de okuyucuların yüzünü güldürdü. Bu arada diğer yayınevleri de Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nda yaşanılan bu sıcak gelişmeden nasiplerine düşeni elbette aldı...
Şu Çılgın Türkler, Diriliş – Çanakkale 1915 ve sonunda Cumhuriyet – Türk Mucizesi ile tamamlanan serinin son kitabı çok anlamlı bir dönemde raflarda. Nitekim 10 Kasım Atatürk'ün ölüm yıl dönümü öncesi milli duyguları pekiştirmek adına çok sağlam bir çalışma. Bunu ne hükumet, ne de benim diyen milliyetçi Özakman kadar başaramazdı ki, bu da kapak olsun...
Türk gençlerinin Cumhuriyet'ine sahip çıktığı çok açık! 4 günde 45 baskı! Düşünün artık, siz bu yazıyı okurken kitap kaçıncı baskısına girmiş olacak!
Cumhuriyet – Türk Mucizesi, Turgut Özakman, Bilgi Yayınevi, 2009, 440 sayfa.
|
|
|
Mutluluk
Yazar: Zülfü Livaneli
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Remzi Kitabevi
Hikaye: Film festivalimize beş kala...
4. Uluslararası Bursa ipek Yolu Film Festivali'ne sayılı günler kala size biri çoktan film olmuş, diğeri ise yakında vizyona girecek filmin ilhamı olan iki kitaptan bahsetmek istiyorum.
İlki Zülfü Livaneli'nin Mutluluk kitabı ki, kitap çıkalı yıllar oldu, farkındayım. Filme çekileli de, diğer dillere çevrilip övgü dolu sözler aldı da... ama Mutluluk'u hatırlatmam için yeni bir sebebim var: Mutluluk cep boyutunda yeniden yayımlandı...
Geçen yıl başlayan cep boyutunda kitap furyası neredeyse tüm yayınevlerini sardı ve Remzi Kitabevi de bu furyaya katılarak çoksatarlarını cep boyutlarıyla yeniden yayımlamaya başladı. Bunların arasına Mutluluk da girdi. Yani kısacası Mutluluk artık cebinizde!
Diğer kitabımız bir çizgi roman. Bir albüm... Red Kit, Jese James...
Yapı Kredi Yayınları Red Kit'in tüm albümlerini meraklılarıyla buluşturmaya devam ediyor. Hatta arada özel albümlerini de okura sunuyor... Çocukluğumun en kahraman kahramanını günümüz çocuklarıyla tanıştırdığı için yayınevi bence çok özel bir işe imza atmış durumda.
Red Kit Jasse James albümü filme çekilen Red Kit'le birebir ilişkisi bulunan bir albüm değil. Belirteyim. Film Lucky Luke adıyla Fransa ve Arjantin ortak yapımı olarak çekildi ve yakında ülkemizde de gösterime girecek... Merakla bekliyorum...
Mutluluk, Zülfü Livaneli, Remzi Kitabevi, Cep boy 1. basım 2009, 448 sayfa.
Red Kit - Jasse James, Çizen: Morris, Yazan: Goscinny, Çeviri: Eray Canberk, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 48 sayfa.
|
|
|
Yorgunlar
Yazar: Erdal Öz
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Elli kuşağının ilk kitapları...
1950'li yıllarda yayımlanan ve 50. yaşını çoktan doldurmuş olan kitaplar bir süredir rafları süslüyor. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama, özellikle Yapı Kredi ve Can Yayınları bu bağlamda sıkı kitaplar çıkaracaklarının sinyallerini verdi. Onat Kutlar'ın İshak'ından sonra yenilerini beklediğim Yapı Kredi umarım çalışmalarını hızlandırmıştır.
Evet, anlaşıldığı gibi tanıtacağım ilk kitap Elli Kuşağının İlk Kitapları 50 Yaşında projesinden. Erdal Öz, Yorgunlar...
Öz'ün 19 yaşındayken kaleme aldığı sekiz öykülük Yorgunlar kitabı proje kapsamında yeniden ele alındı ve özel bir baskıyla okuyucuya sunuldu. Gerçi Öz'ün Yorgunlar'ında yer alan öyküler dönem dönem başka kitaplara çekişmiş, hatta arasından kitap ismi çıkaran öyküler olmuştu. Ama ilk baskıya sadık kalınan 2. bir baskı şimdiye kadar yapılmamıştı. Bu açıdan 2006 yılında yitirdiğimiz kalemin özel çalışmalarından biri olan Yorgunlar'ı gönül rahatlığıyla arşivinize ekleyebilirsiniz...
|
|
|
Sinemasının Aynasında Türkiye
Yazar: Oğuz Demiralp
Tür: Sanat
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: Sanat 154 & Sanat 155...
Yapı Kredi Yayınları'nın Sanat dizisi Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik adlı kitapla 155. kitabına ulaştı. Yayınevinin dizileri arasında en beğendiğim kitapları çıkaran Sanat dizisinden 154. kitap olarak da Sinemasının Aynasında Türkiye çıkmıştı. Nice 155'lere diyerek iki kitabı birden tanıtmak istiyorum...
Oğuz Demiralp'in sinema yazılarını sürekli takip etmeye çalışan biri olarak Sinemasının Aynasında Türkiye kitabına en sevinen okurlarından biriyim. Nitekim sinema benim için kitaptan sonra gelen ikinci tutkum... Vakti zamanında sineme eleştirmeni olmaya soyunmadım da değil ama, ülkemizde sinema eleştirmenliği yapmak cidden zor ve zahmetli bir iş. Öncelikle ne basında ne de televizyonda sadece bu işi yapan isimlere pek rağbet yok! Bu açıdan sinemayla ilgili makaleleri sıkı takip ederim. Programları kaçırmamaya çalışırım...
Gelelim Demiralp'in kitabına; Odyssee’de düzenlenen Türk Filmleri Haftası'nda gösterilen Türk filmlerinin incelenmesinden ortaya çıkan kitap, aslında bir eleştirmenden çok, sinemadan fazlasıyla etkilenmiş bir izleyici üslubuyla keleme alınmış. Özellikle güzel sanatlar fakültesinde okuyan öğrencilerin ve elbette okutanlarının (hoca-veli) okumasında yarar gördüğüm kitap, sinemasever tüm okuyucuların anlayacağı sadelikte...
Diğer kitabımız Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik, Çağdaş Sanat Konuşmaları dizisinin 4. kitabı. Sanat Dünyamız dergisin etkinliği olan Çağdaş Sanat Konuşmaları bildiğiniz gibi ara ara kitaplaştırılıyor. Kitap olması için elbette uzun soluklu bir program ve değer bir konu olması gerek. Yoksa dergi bu tarz konuşmalarını sık sık yapıyor ama, ne yazık ki her konuşma kitaplaştırılamıyor...
Kitabın adı kendini anlatıyor zaten, tamamen meraklısına... Ama şunu belirtmek isterim ki, Çağdaş Sanat Konuşmaları dizisinden çıkan kitaplar okura, salt sempozyum kitaplarına nazaran daha akıcı ve keyifli bir okuma sunuyor...
Çağdaş Sanat Konuşmaları – 4 / Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik, Hazırlayan: Levent Çalıkoğlu, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 168 sayfa.
|
|
|
Beyaz Geceler
Yazar: Dostoyevski
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Kavis Kitap
Hikaye: Son dönemlerin en güzel kitap kapağı...
Kitap kapaklarına çok dikkat ettiğimi bilirsiniz. Beğenmediğim, en azından içime sinmeyen kapağı hemen eleştiririm. Nitekim bu bir pazarsa, kurallarına göre oynamak mubahtır! (İzleyiniz: Pazar: Bir Ticaret Masalı)
Kavis Kitap dünya klasiklerine, klasikleşen isimlerin tüm yapıtlarına özenle dokumaya başladı. Son işi Dostoyevski'nin Beyaz Geceler'i oldu. Uzun öykü olarak ele alabileceğimiz Beyaz Geceler, yazarın gençlik kitaplarından biri... Yani ilk dönemlerinden bir eser...
Beyaz Geceler'i yeniden ele alan ve çevirisini yeniden yapan yayınevinin kitap için hazırladığı kapak çalışmasını çok beğendim. Son dönemlerin ev vurucu, en albenili kapağını hazırlamışlar. Dostoyevski adı yeter diyerek hemen kitabı tavsiye etmek istiyorum. Nitekim Beyaz Geceler'le bir hayalperestin yazılı, öykülü aşkına tanıklık etmek elinizde...
|
|
|
Nefes Hayattır
Yazar: Ahmet Rasim Küçükusta
Tür: Sağlık
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: KOAH ile mutlu ve sağlıklı yaşama rehberi...
KOAH'ın en çok ölüme neden olan hastalıklar sıralamasında 4. olduğunu, tüm dünyada 600 milyon KOAH hastası bulunduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum! Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın Doğan Kitap Sağlık dizisinden çıkan Nefes Hayattır kitabını okuyunca öğrendim...
KOAH yani bizim bildiğimiz şekliyle kronik bronşit çok ciddi bir hastalık. Dünyayı ele geçirmesine an kaldı desem yalan olmaz. Bu bağlamda hastalıktan korunmanın ve iyileşmenin yollarını öğrenmek çok önemli. Ve bu bağlamda kitapta çok önemli. Çünkü KOAH'ın en çok kimlerde görüldüğünü, belirtilerini, korunmak için sigarayı bırakmanın önemini, en etkili sigara bırakma yöntemlerini anlatıyor ve ekliyor: KOAH nefesinizi kesmeden siz de dumansız bir hayat sahası seçin...
|
|
|
Rüyalar ve Uyanışlar Defteri
Yazar: Latife Tekin
Tür: Deneme
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Tekin'den tekinsiz rüyalar...
Son olarak Muinar adlı romanıyla edebiyat dünyasında boy gösteren ve kaleminin gücünü iyiden iyiye gözler önüne seren Latife Tekin yeni kitabıyla, hiç de tekin olmayan rüyalarını okura sunuyor.
Duyarlı bir edebiyatçı olarak ülke sorunlarının yansıdığı rüyalarını ve uyanışlarını kaleme aldığı, tür olarak deneme demekte sakınca görmediğim yeni Tekin kitabını keyifle okudum. Erkek bir okur olarak feminist yanı ağır basan kadın bir yazarın tüm kitaplarını severek okumam size tuhaf gelebilir ama, her zaman dediğim gibi; Tekin'in özde erkekle değil, modernleşmeye ve eşitliğe yanaşmayan sözde erkekle derdi var! İkinci kategoriye gönülden ''ben girmiyorum'' diyen tüm erkeler rahatlıkla Tekin kitaplarını okuyabilir...
Rüyalar ve Uyanışlar Defteri adlı yeni kitabı Tekin'in adeta karabasana dönüşen rüyalarını sunarken, yayınevi özellikle pembe bir kapak seçmiş gibi görünüyor. Bu rüyaların aslında birer karabasan değil de, pembe rüyalar olması gerekliydi demeye çalışıyor!
Evet, ne Tekin ne de bizler bu denli kara rüyalar görmeyi hakketmiyoruz...
Duyarlılığımızın kamçıladığı bedenlerimizin acısını neden yazarak, ayaklanarak ya da söverek göstermek zorunda kalıyoruz?! Söz uçar yazı kalır mantığıyla mı ''çuvaldız bize batıyor, iğne nerede'' diye haykırıyoruz?!
Tekin'in, başlıkta kullandığım gibi, tekinsiz rüyalarının bileni olmak isteyenler, onunla aynı rüyaları görenler, memleket adına kafa yoranlar, dolup dolup taşanlar düşünmeden kitabı edinsin...
Rüyalar neler mi anlatıyor?
Emin olun ki bilmediğimiz bir şeyi değil ama, farkında olduğumuzu dışa vurmakta zorlandığımız çok şeyi... - Mahir Bora Kayıhan
|
|
|
Boleyn Mirası
Yazar: Phillippa Gregory
Tür: Tarihi Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: Tudor Hanedanlığı'nda sular durulmuyor...
Philippa Gregory Tudor Hanedanlığı'nı anlattığı ve serileşen kitaplarına bir yenisini daha ekledi. Boleyn Mirası...
Boleyn Kızı ile başlayan ve üç kitap olarak düşünülen seri Kraliçenin Soytarısı ve Bakirenin Aşığı ile son bulacakken Mahkum Prenses ile devam etti. Aslında Mahkum Prenses Tudor Hanedanlığı serisinin bir parçası olarak düşünülmemiş, ama yayımlanmasıyla birlikte seriye okurlarca dahil edilmişti... Böylelikle devam eden seri yeni kitabı Boleyn Mirası'yla beşinci kitabına ulaşmış oldu...
Aslında ''Beşi Bir Yerde'' başlığını kullanarak kitabı tanıtacaktım ama, serinin diğer kitapları da işin içine girince yazı haliyle uzayacaktı. Tanıtmak istediğim öteki diğer kitaplara haksızlık olmasın diyerek başlığımı değiştirdim ve yazıyı kısa tutmaya çalışıyorum... (Ama önceki yazılarımı hatırlamak isterseniz www.mahirborakayihan.com adresli blog sayfamı kurcalayabilirsiniz.)
Boleyn Mirası Tudor Hanedanlığı'nın en önemli kitabı olarak karşımızda. Tarihi gerçeklere sadık kalınarak kurgulanan roman, yazarın dört kitaptan sonra haklı olarak kendi varsayımlarıyla da okuru buluşturuyor. Philippa Gregory'nin 18. yy üzerine doktora yaptığını da hatırlatmak isterim. İş sadece ''konu üzerine çok yazdım, artık varsayımlamak hakkım'' olmanın ötesinde...
Boleyn Mirası Tudor Sarayı'nın geniş koridorlarında yankılanan, devasa odalarında sancılanan bir miras hikayesi... Sarayın üç kadınının son nokta denilebilinecek öyküsü... Anne'nin, Katherine'in, Jane'in acısı, hırsı, ölüm korkusu, öldürme güdüsü... İddia ediyorum ki, serinin içindeki en iyi kitap Boleyn Mirası... Çünkü romanın yapı taşlarını değişmez insani tutkular oluşturuyor!
Mahir Bora Kayıhan
|
|
|
Bağımsızlık Savaşı
Yazar: Fazıl Hüsnü Dağlarca
Tür: Şiir
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: YKY Dağlarca'yı andı...
Geçen yıl 15 Ekim'de kaybettik usta şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı...
Bu yıl 15 Ekim'de andık...
Yitirdiğimiz değerlerin ardından ağlamayı tercih etmiş bir milletiz!
Ölümünden sonra karalar bağlamayı, -hatta ölümünden yıllar sonra- adına ödüller vermeyi, mezarını topraklarımızın dışındaysa içine almayı, kalanlarına saygı duymayı, bu bağlamda da eserlerini devleştirmeyi iyi biliriz!
Fazıl Hüsnü Dağlarca için de böyle mi olur bilemem ama, usta bir nebzede olsa şanslı isimlerdendi. Ona sahip çıkan, değerini yaşarken bilen bir yayınevi vardı. Neredeyse bütün eserlerini okurla, özellikle de genç okurla buluşturmayı hedeflemiş ve bu buluşturmayı usta yaşarken yapmaya da başlamıştı...
Evet, Yapı Kredi Yayınları'ndan bahsediyorum...
Yayınevlerimiz arasında dişe dokunur işler çıkaran ender etiketlerden birinden...
Yapı Kredi Yayınları ustayı en doğru şekilde andı. Ölümün birinci yıldönümünde ustanın Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı beş kitaplık serisini yayımlayarak...
Bağımsızlık Savaşı adı altında Samsun'dan Ankara'ya, İnönüler, Sakarya Kıyıları, 30 Ağustos, İzmir Yollarında kitapların oluşturduğu Kurtuluş Savaşı öyküsü ustanın usta olduğu bir türle, şiirle anlatılıyor. Yayınevinin Doğan Kardeş Kitaplığı dizisinden çıkan seri, özellikle genç okurları, çok genç okurları hedefliyor. Bilirsiniz çok kullanırım ''fazla söze hacet yok'' lafını... Böyle bir isim, böyle bir yayınevi, böyle bir konu üzerine daha ne denir ki: Fazla söze hacet yok!
Samsun’dan Ankara’ya (80 sayfa), İnönüler (72 sayfa), Sakarya Kıyıları (112 sayfa), 30 Ağustos (112 sayfa), İzmir Yollarında (112 sayfa)
Mahir Bora KAYIHAN
|
|
|
Karanlık Çökünce
Yazar: Stephan King
Tür: Gerilim
Yıl: 2009
Yayınevi: Altın Kitaplar
Hikaye: Bu benim öngörüm elbette... Ama, Stephen King konusundaki öngörülerim hep tutmuştur. King`in öykülerinin her biri zamanla beyazperdeye yansıması muhtemel bir kalitede olmuştur. Bu kalite yeni öykü kitabında da devam ettiğine göre...
Korku yazarı denilince aklıma ilk gelen isim olan King yeni kitabı Karanlık Çökünce ile okuru 1 kitapta 15 kere korkutmanın peşinde. Öyle ki, King kalemi kuvvetli bir korku yazarı, -aslında zamanla gerilime ve özellikle psikolojik gerilime kaymaya başladı-, yazdıklarının çok okunması, beyazperdeye aktarılması, TV filmi olarak çekilmesi, hayran kulüplerinin olması bunun başlıca göstergeleri...
Altın Kitaplar`dan çıkan son romanı Duma Adası ile beklentilerimin üstünde bir kitap okumanın hala keyfini yaşayan biri olarak, Karanlık Çökünce`yi de gönül rahatlığıyla King sevenlere öneririm. Ve özellikle de senaryo yazma konusunda çalışmaları olan senarist adaylarına öneririm. Bu kısa öykülerin muhtemelen film olacağı düşünülürse, adaylar senaryolaştırıp gelişim süreçlerini hızlandırabilirler...
6 yıl önce kaleme aldığı Karanlık Öyküler`den sonra yeniden bir öykü kitabıyla okurla buluşan King, öykü yazma konusundaki yeteneğini yine gözler önüne sermiş durumda. Öyle ki, kitabın ilk öyküsü Willa King`in öykücülük konusundaki tüm yeteneğini gözler önüne seriyor.
Okumaya başladığınız ilk cümle itibariyle aklınıza gelen tüm korku ögelerini alaşağı ediyor. Her cümlenin sonunda, yeni cümleye başlarken yürüttüğünüz tüm olasılıklar adeta elinizde patlıyor. King`in kurgusunun gücüne ve yetisinin son safhalarda olduğuna kanaat getirmek durumda kalarak finalde afallıyorsunuz.
Hemen ardından gelen ikinci öyküyse okuduğunuz yazarın artık salt bir korku yazarı olmadığını, psikolojik gerilimde ciddi bir isim olduğunu kanıtlıyor.
Uzun sözün kısası, King yine yapmış yapacağını... Sinemalardan önce okumak isteyenlere 15 yeni öyküden oluşan Karanlık Çökünce`nin yayımlandığı duyurulur...
Yazan: Mahir Bora Kayıhan
|
|
|
|
|
|