|
Olay FM Kitap
Hazırlayan: Mahir Bora Kayıhan
Kitaplar Listesi
Ölüm ve Şeytan
Yazar: Frank Schätzing
Tür: Gerilim Macera
Yıl: 2011
Yayınevi: Resif Kitap
Hikaye: SÜRÜ’nün Yazarından bir ULUSLARARASI BESTSELLER daha!
“Sürükleyici aksiyon sahneleri... Schätzing hikaye anlatımındaki müthiş yeteneğini sergiliyor ve şöhretini pekiştiriyor.” PUBLISHER WEEKLY
Yıl 1260. Avrupa’nın en iddialı yapısı olan büyük katedral yavaşça Köln sokakları üzerinde yükseliyor, göğe ulaşmış kulelerinin ve payandalarının gölgesinde ise doğaüstü yeteneklere sahip bir suikastçı yeni avlanma alanını gözlüyordu.
İnsandan çok bir gölgeyi andıran katil ilk kurbanının canını almakta hızlıdır; ama bu cinayetin bir tanığı vardır: Tilki Jacop adlı, alev saçlı bir hırsız. Siyahlara bürünmüş heyuladan korkmakta haklı olan Jacop, canını kurtarmak için kaçmaya başlar; bizzat Ölüm Meleği tarafından kovalanmakta olduğuna emindir.
Kurnaz Tilki, şehrin sokaklarını avcunun içi gibi bilmesine rağmen en sevdiği silah tabanca kabzalı bir arbalet olan zalim ve yaman katilden bir türlü kurtulamaz. Kader, aldığı yaralar ve çaresizlik Jacop’u elbise boyacısı güzel bir kız, onun ayyaş bir serseri olan babası ile bilge bir din adamı olan ve fikir tartışmalarını şarabı sevdiği kadar seven amcasından yardım istemek zorunda bırakır.
Bir arbalet okuyla gelecek zamansız ölümün tehdidi enselerindeyken, Jacop’un alışılmadık çetesi kendilerini bastırılamaz bir intikam arzusundan doğan ve şehri paramparça edecek bir komployla karşı karşıya bulur.
Sokaklar kana bulanmak üzeredir.
ÖVGÜLER:
“...hayran bırakan orijinallikte bir çalışma....yazar keyifle okutmakla kalmıyor, oldukça da eğlendiriyor. Şiddetle tavsiye...” LIBRARY JOURNAL
“Schätzing, dönemin atmosferini inandırıcı bir canlılıkla romana yansıtıyor ve bu kitabı türünün zirvesine taşıyor.”
The INDEPENDENT
“Tümüyle farklı bir birşey... büyüleyici” The TIMES
“...dikkatle araştırılmış görkemli bir hikaye....temposu hiç düşmeyen bir yazım tarzı. Harika bir gerilim...” EKZ
“...toplumun zirvesindeki egemenlik savaşının hikayesi; diğer tarihi romanların çok ötesinde. Muazzam.” Rheinische POST
Frank Schätzing (Köln, 1957) iletişim bilimleri okudu ve bir süre bir reklam ajansı yönetti. 1990’da yazar olmaya karar verdi ve kısa hikayeler yazmaya başladı. 1995’te ilk romanını yayımlayan Schätzing, 2004 yılında ise satış rekorları kıran uluslararası bestseller romanı Sürü ile dünya çapında üne kavuştu. Schätzing boş zamanlarında gelecek araştırmalarıyla ilgilenmektedir.
ÖDÜLLERİ: 2002 – Köln Edebiyat Ödülü; 2004 – Corine Edebiyat Ödülü; 2005 – Kurt-Lasswitz Ödülü,
En İyi Roman, Sürü; 2005 – Alman Bilim Kurgu Ödülü, En İyi Roman, Sürü; 2005 – Goldene Feder Ödülü, En İyi Roman, Sürü; 2005 – Alman Gerilim Ödülü, En İyi Roman, Sürü; 2006 – Dr. Kurt Neven DuMont Madalyası, Batı Alman İletişim Akademisi
|
|
|
Bilge Sokrates’in Ölümü
Yazar: Jean Paul Mongin, Yann Le Bras
Tür: -
Yıl: 2011
Yayınevi: Metis Kitap
Hikaye: Küçük Filozoflar Dizisi, 8-12 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı kazanmalarını amaçlıyoruz.
Bilge Sokrates’in Ölümü, Küçük Filozoflar dizisinin üçüncü kitabı.
Sokrates insanları kendilerini bilmeye çağırır. Atina sokaklarında yürür, rastladıklarının yakasına yapışır:
"Kendini bil! Servet peşinde koşma, hakikati ara, filozof ol!" Ama bu sözleri Atinalıların hiç hoşuna gitmez. Bilge Sokrates yargılanıp idama mahkûm edilir.
|
|
|
Moskof Cariye (Hürrem)
Yazar: Demet Altınyeleklioğlu
Tür: Tarih
Yıl: 2011
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: ÇOK SES GETİRECEK ÇOK SATACAK SERİNİN 1. KİTABI
Haremden saltanata giden tehlikeli yolda yürüyen bir kadın.
Hürrem, tarihi gerçekler ve kimi gerçek karakterler kullanılarak kurgulanan bir roman ve yazarımız Demet Altınyeleklioğlu, kendi hayalgücünün ürettiği müthiş bir Hürrem hikayesi anlatırken, 16. Yüzyılın saray atmosferine, kokusuna, rengine, dokusuna ve duygusal haritasına da yeniden hayat veriyor 16. yüzyılın özellikle ilk yarısına hiç kuşkusuz
Osmanlı Hakanı Kanuni Sultan Süleyman, İngiltere Kralı Sekizinci Henry ve Kutsal Roma Germen İmparatoru Şarlken damgasını vurmuştu. Bu hükümdarların iktidar mücadesi ve savaşları kadar aşkları da tarihin seyrini değiştirdi. Sultan Süleyman ve güzel cariyesi Hürrem, Sekizinci Henry'nin başını kestirerek öldürdüğü iki kraliçesinden biri olan Anne Boleyn ve Şarlken'in Avrupa'yı din savaşlarına sürüklemesinde
başrolü oynayan karısı Isabella…
Birbirini tanımayan bu üç güzel kadının, hemen hemen aynı yıllarda iktidar mücadelesi verdiği üç saray, romanlara, filmlere, TV dizilerine ilham veren büyük aşklara, inanılmaz entrikalara, komplolara, kanlı cinayetlere sahne oldu.
Fakat bu öykülerin hiçbiri; haremle, dünyanın en kudretli hükümdarı
Sultan Süleyman arasındaki tehlikeli yolda yürüyen
Hürrem'in macerası kadar masalsı değildi.
|
|
|
Hayat - Dürbünümde Kırk Sene
Yazar: Ayşe Kulin
Tür: -
Yıl: 2010
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Çağdaş Türk edebiyatının en sevilen kalemlerinden Ayşe Kulin, ilklerin yazarı olmayı sürdürüyor. Daha önce yüzbinlerce satılan Veda ve Umut adlı kitaplarının devamı niteliğindeki iki kitabı birden Everest Yayınları tarafından yayımlanan Ayşe Kulin, yeni yıla damgasını vuruyor.
Veda ve Umut'u severek okuyanlar için şimdi Hayat ve Hüzün günleri başlıyor.
Hayat ve Hüzün Ayşe Kulin'in kaleminden bu kez kendi hayatına bir yolculuk...
(Arka Kapak)
|
|
|
Oyuncunun Günlüğü
Yazar: Berk İybar
Tür: İnceleme
Yıl: 2010
Yayınevi: Rodeo
Hikaye: OYUN TEORİSİ YAŞAM PRATİĞİYLE ÇARPIŞINCA
Ne diye oyun oynarız ki?
Soru basit görünse de, yanıt hayli karmaşık. Cebimizdeki üç beş kuruşa göz dikmiş amansız bir endüstrinin kurbanları mıyız, yoksa monitör başında geçirilen saatlerin derin anlamları mı var?
Oyunlarla kurduğumuz ilişki, gerçek dünyadaki kayıpların rövanşı mı? Yoksa tam tersine bir prova, veya hayattaki duruşumuzun berrak bir yansıması mı?
İlerleyen sayfalarda çıkacağınız yolculuğun sürprizlerini bozmaksızın, Simon Kuper'e atıfla şu küçük tüyoyu verelim: Bilgisayar oyunları, asla eğlenceden ibaret değildir!... Ama bu, müthiş eğlenceli olmalarına engel teşkil etmez.
Berk İybar'ın bilgisayar oyunlarına dair yazılarından derlenmiş olan elinizdeki kitap, güncel röportajlarla ve Çağrı Kazancı'nın ilüstrasyonlarıyla zenginleştirildi. Sonuçta, ele aldığı mecra kadar keyifli ve ufuk açıcı bir çalışma çıktı ortaya. En az birkaç bağlamda “ilk” sıfatıyla anılmayı da hak ediyordur muhtemelen. Ancak, gücünü o tür boş etiketlerden değil, samimiyetinden alan bir çalışma bu. Analizler, tespitler ve esprilerle bezenmiş de olsa, İybar'ın oyunlar hakkındaki cümlelerinin en belirgin ortak özelliği bambaşka:
Çocukluk çağında tanışılıp sonra hiç ayrı kalınamamış bir sevgiliye yazılan mektuplardakiler kadar saf , “mutlu aşk yoktur” sözünü tasdik edercesine de sorgulayıcı satırlar okuyacaksınız. Hayatınızın yarıya yakınını konsol başında geçirmiş değilseniz bile, referans verilen eski oyunlar size sürmenaj edici uzaylı saldırılarını anımsatıp, onyıllardır duymadığınız metalik ses efektlerini çınlatacak kulaklarınızda.
Oyuncunun Günlüğü, Rodeo'nun temel kulvarıyla da hoş bir ilişki kuruyor: Yurt dışında sektörel deneyim kazanmış Türk sanatçı ve programcıların verdikleri röportajlar, sadece oyun dünyası için değil, çizgi romanlar için de geçerli durumların altını çizmekte. Tıpkı, genişletilmesi halinde başı başına bir kitap değeri taşıyacak Cem Mumcu röportajındaki değerlendirmeler gibi.
Oyun içindeki oyunu birlikte çözmenin vakti geldi. Ortada basılacak bir düğme olmadığına göre, çevirin sayfaları...
|
|
|
Gelecek
Yazar: Murathan Mungan
Tür: Şiir
Yıl: 2010
Yayınevi: Metis Yayıncılık
Hikaye: Mungan'dan 2010 yılının ilk şiir kitabı olarak İkinci Hayvan yayımlanmıştı. Bu yılın ikinci şiir kitabı ise Gelecek. Geçit veren şiirler, İçimin atları, De ki üçüncü eşik, Kumdan düğmeler, Söz kayıpları ve Kendindeki kitap başlıkları altında toplanmış 73 şiirden oluşuyor. Kitabın kapak tasarımı Emre Çıkınoğlu'na ait.
|
|
|
Şah ve Sultan
Yazar: İskender Pala
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Kapı Yayınları
Hikaye: Tutku…
Güzellik…
Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.
Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim'i de Şah İsmail'i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.
Çaldıran...
Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.
Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi?
Kızılbaşlık!
Sünnilik!
İktidar hırsı.
Aşkın bir çökelti gibi dondurduğu zaman!
Korku? Ya o?
Yazar biraz da korkuların üstüne gidendir.
Tarih ileriye doğru çözüldükçe ağacın kökleri de görülecektir.
Alevi de Sünni de bağlıdır o köke. Birdir o toprakta.
Gölgeler büyümüşse ışığı değil korkuyu yenmek gerekir.
Karanlık ve kör ışığın egemenliği boğmasın artık nesilleri.
Ve işte bir kez daha aşk!
Şiir kadar iktidar atında rüzgâra ve ateşe doğru yol alan iki hükümdar.
Şah ve Sultan…
Dünya incisi zarif ve asil kadınlar. Yeminlerine bağlı erkekler.
Masal kadar gerçek.
Büyüleyici olduğu kadar umut verici.
Şah&Sultan her cümlesi aşkla okunacak bir kitap.
İskender Pala'dan…
|
|
|
Savaş Çağı Umut Çağı + Adım Adım Kılavuzları
Yazar: Oya Baydar + Serkan Altuniğne
Tür: Roman + Karikatür
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Gençlik Yayınları
Hikaye: Can Gençlik dolu dolu geliyor...
Can Yayınları ve Can Çocuk'a yeni bir akraba geldi: Can Gençlik Yayınları...
Yayınevi, Can Gençlik'i adı gibi Can'ın genç kuşağa yönelik kitaplar çıkaracak olan ortanca kardeşi olarak kabul ediyor. Ama bence bu ortanca kardeş yayınevini şaşırtacak ve okuyucu kitlesi 20'lerden çok daha üst yaşlara kadar çıkacak... Çünkü yayımlanan ilk iki kitabın yanı sıra yayımlanacak olanlar da düşünülünce, hedef kitlesinin 20'lerde kalması imkansız...
Can Gençlik'in yayımlanan ilk kitabı Oya Baydar imzalı, Savaş Çağı Umut Çağı...
Kitabın en büyük özelliği, Baydar'ın gençlik yıllarında kaleme aldığı bir roman olması...
İkinci kitapsa Serkan Altuniğne'nin Adım Adım Kılavuzları adlı bant karikatürlerinden oluşan albümü...
Penguen çizeri ve pek tasvip etmediğim Recep İvedik filmlerinden ilk ikisinin senaryo yazarlarından olan Altuniğne'nin albümünü yaz gülmecesi olarak yanınıza alıp tatile gitmenizde fayda var... Nitekim 'pastırma sıcaklarında' esprileriyle serinletebilir...
Bu arada hazırlanan kitaplar da şimdiden heyecan veriyor: Kaan Sezyum'dan Oh Yes!, J. C. Oates'ten Seksi, Sezen Aksu'dan devamı da gelecek olan Şarkı Söylemek Lazım gibi...
Savaş Çağı Umut Çağı / Oya Baydar, Can Gençlik Yayınları, 2010, 136 sayfa.
Adım Adım Kılavuzları / Serkan Altuniğne, Can Gençlik Yayınları, 2010, 176 sayfa.
|
|
|
Hayatta Kalma Güncesi
Yazar: Doris Lessing
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Mutsuz çocuklar, romancılar yaratır...
Yukarıdaki başlık Doris Lessing'in bir sözü. Çok sevdiğim bir sözü. Çok doğru bir sözü...
Nobel ödüllü Lessing'in kalemi hakkında konuşmak için en azından ve çeşitli dönemlerine ait 3-4 kitabını okumak gerek. Çünkü Lessing, yazın hayatında birçok edebiyat türünü denemiş, ama ne olursa olsun metinlerini bir potadan geçirip aynı duyguları verebilmiştir...
Lessing'in bizim için yeni olan romanı Hayatta Kalma Güncesi, Can Yayınları etiketiyle raflarda. Bir nevi kıyamet öyküsü olarak ele alabileceğimiz romanda Lessing, özellikle anlatıcısını yaşlı ve kadın olarak seçerek hem çok görmüşlüğü, hem de hayatın dişilliğini okuyucusuna daha rahat anlatabiliyor...
Dünyanın sonunun geldiğini fısıldayan olaylar ekseninde hala yaşıyor olmanın getirisi duyguların sıkça ağır bastığı Hayatta Kalma Güncesi, Lessing ile henüz tanışmamış olan edebiyat tutkunları için yerinde bir başlangıç kitabı...
Hayatta Kalma Güncesi / Doris Lessing, Çeviri: Püren Özgören, Can Yayınları, 2010, 217 sayfa.
|
|
|
Ölü Ruhlar Ormanı
Yazar: Jean-Christophe Grange
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Yeni bir Grange kitabı: Ölü Ruhlar Ormanı...
Korku romanında Stephen King bir numaralı adamındır. Gerilim ve gerilim/macera da ise hayatımdan kolay kolay çıkaramayacağım, Jean-Christophe Grange...
Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Leyleklerin Uçuşu, Kurtlar İmparatorluğu, Siyah Kan, Şeytan Yemini ve artık kült bir gerilim olarak kabul edilen Koloni'nin ardından çıkan yeni romanı Ölü Ruhlar Ormanı, yazardan beklediğiniz tüm kelime oyunlarını içinde barındıran, en ürkütücü kitabı olarak düşündüğüm güzel bir macera...
Polisiye/maceralarındansa gerilim/maceralarını daha çok sevdiğim yazarın yeni hikayesi ormanda geçen ama, insanın ayak bastığından öte, içinde yaşattığı karanlığı anlatan, içsel yeşile dönük bir gerilim...
Ölü Ruhlar Ormanı / Jean-Christophe Grange, Çeviri: Tankut Gökçe, Doğan Kitap, 2010, 460 sayfa.
|
|
|
İstanbul – Yedi Tepede On Yedi Gezi
Yazar: Rüknü Özkök
Tür: Gezi
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Yedi tepede on yedi gezi...
Rüknü Özkök'un yeni kitabı İstanbul, kenti ilk kez gezecekler için olduğu kadar, kenti öğrenerek gezmek isteyenler için de -oldukça donanımlı- bir gezi kitabı...
Yedi Tepede On Yedi Gezi alt başlığıyla sunulan kitap, İstanbul'u ilk tepesi Sultanahmet'ten başlayarak 17 önemli noktasıyla gezdirmeyi, gezdirirken de bilgilendirmeyi, hatta edebiyat alıntılarıyla tarihe, tanıklıklarına, hikâyelerine ve sanata katkısına dair önemli ipucları sunmayı hedefliyor...
Bu açıdan bakınca, salt bir gezi kitabı demek doğru olur. Çünkü anlatılan her nokta en ince detayına kadar işlendiği için, rehber eşliğinde gezmenin ötesinde bir yolculuk, okumalık vadediyor...
Rüknü Özkök'ü, iz TV için hazırladığı Ömür Biter İstanbul Bitmez adlı belgeseliyle tanıyanlardansanız, modern seyyahın kitaplarını okuyanlardansanız, İstanbul – Yedi Tepede On Yedi Gezi'nin size ne sunduklarından tatmin olacaksınız demektir...
Kitabı okurken gezeceğiniz bazı yerler: Sultanahmet, Ayasofya, Binbirdirek, Kadırga, Cankurtaran, Babıâli, Cağaloğlu, Eminönü, Sirkeci, Kapalıçarşı, Kumkapı, Unkapanı, Vefa, Laleli, Fatih, Cibali, Yavuzselim, Çarşamba, Fener, Balat, Saraçhane, Aksaray, Sulukule, Karagümrük, Topkapı, Çapa, Fındıkzade, Yenikapı, Cerrahpaşa, Haseki, Şehremini, Kocamustafapaşa ve Samatya...
İstanbul – Yedi Tepede On Yedi Gezi / Rüknü Özkök, Doğan Kitap, 2010, 532 sayfa.
|
|
|
Üç Kırık Kalp
Yazar: İbrahim Altun
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Dört kırık kalp…
İbrahim Altun’un Sürtük ve Kalpazan’ından sonra yeni romanını dört gözle bekleyenlerden bir de bendim…
Altun, alaşağı edici konuları, toplumsal ‘yeraltı’ diliyle romanlarını bir solukta okuduğum ender yazarlardandır. Sıcak anlatımı ve öyküsüyle ‘gölgeye düşman’ eden, Sürtük ve Kalpazan’sa ‘gölgeye hasret’ kılan romanlardı benim için… Yenisi de öyle olmalıydı, beklediğime değmeliydi… Değdi de…
Üç Kırık Kalp, Nazmi, Süreyya ve Fuat’ın son demlerindeki buluşmalarını, hayatı ve sadakati sorgulamalarını işleyen, adına bir de okuyanı katınca, son sayfasıyla ardında dört kırık kalp bırakan, hüzünlü, sorgulatıcı, tokatlayıcı bir roman…
Özellikle orta yaşlı okuyuculara, değişik bir deneyim yaşayacakları Üç Kırık Kalp'i öneririm…
Üç Kırık Kalp / İbrahim Altun, Doğan Kitap, 2010, 194 sayfa.
|
|
|
Veda-Bir Dostluğun Öyküsü
Yazar: Zülfü Livaneli
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Remzi Kitabevi
Hikaye: Foto-roman tadında Veda...
Yazının başlığından anlaşılacağı gibi bir Livaneli kitabı daha tanıtacağım. Kuşe kâğıda, baştan sona renkli, fotoğraflı, büyük boy bir kitap...
Eskiden foto-romanlar varmış. Ben yetişemesem de, -iyi ki evde meraklıları varmış alıp okumuşlar, kitaplığa iliştirmişler- okuma şansım oldu. Türk filmlerinin kare kare fotoğraflarının -çizgi roman mantığıyla yerleştirildiği- versiyonlardan, sadece foto-roman olarak hazırlanan özgün versiyonlara kadar bir dönem çok okunmuş bu kitaplar. Hatta foto-romanlar dergilerde, gazetelerde de -arkası yarın- mantığıyla yer almış. Hayat dergisinden hatırlıyorum. Evde -iyi ki- onunda meraklısı varmış…
Livaneli’nin Veda filminin foto-roman tadındaki romanı bana o eksi çalışmaları anımsattı. Bir Dostluğun Öyküsü: Veda çok etkileyici bir filmdi. Vizyondayken izlemiş ve beğenmiştim. Türk sinemasının önemli bir eksiği tarihi filmler çekmemek, çekememek… İyi bir adım olmuştu Veda… Umarım sonrası gelir…
Filmin heyecanı fotoğraflarla desteklenerek veren romanı filmi izleyen 1 milyonun içindeki tüm okuyucularımıza tavsiye ederim ki, izlemeyenlerdenseniz mutlaka alın okuyun derim. İzlemiş kadar olacak, DVD'sinden daha çok keyif alacaksınız...
Veda-Bir Dostluğun Öyküsü / Zülfü Livaneli, Remzi Kitabevi, 2010, 88 sayfa.
|
|
|
Sanat Uzun, Hayat Kısa
Yazar: Zülfü Livaneli
Tür: Deneme
Yıl: 2010
Yayınevi: Remzi Kitabevi
Hikaye: Livaneli’den hayata dair derin yazılar ve hazin bir Veda…
İki pazartesilik küçük bir ayrılıktan sonra yine beraberiz…
Ara kısa oldu ama, birikenler sayfalar dolusu yazdıracak kadar uzun… Çünkü dünyanın kendi ekseninde tamamladığı her turun ardından yeni kitaplar, yeni albümler, yeni filmler çıkıyor. Onlarca, yüzlerce, binlerce…
Babam ve Oğlum filminde çok etkileyici bir replik vardır; 'Yeni kitaplar çıkacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin' diye…
Elbette dünyanın hızına yetişip her çıkanı okumak, izlemek, dinlemek mümkün değil ama, kendi açımdan dünüme bakınca yarınım sanat adına daha yoğun geçecek gibi görünüyor…
Anladığınız üzre sanat gündemi yoğun, hemen başlamakta yarar var...
İlk kitabımız Zülfü Livaneli’nin Sanat Uzun, Hayat Kısa adlı ‘hayata ve insana’ dair denemelerinin yer aldığı kitabı…
Livaneli’nin köşe yazılarını okuyanlardansanız kitabın size vereceklerini az çok kestirmeniz mümkün. Adı gibi sanata ve sanatın doğru ya da yanlış beslediği insanlara, hayatlara dair denemelerin yer aldığı kitap bazen çok yumuşak cümlelerle, bazen çok ruhani betimlemelerle ama sıkça sert bir duruşla şekilleniyor… Yer yer manifesto tadı veriyor...
Bu ülkenin olmuş bir sanatçısından hayata dair yazılar okumak isteyenler Sanat Uzun, Hayat Kısa’yı tercih edebilir…
Sanat Uzun, Hayat Kısa / Zülfü Livaneli, Remzi Kitabevi, 2010, 398 sayfa.
|
|
|
Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek
Yazar: Sam Stall
Tür: İnceleme
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Kırkmerak'tan yeni kitap...
Can Yayınları'nın yeni dizisi Kırkmerak'tan çıkan 3. kitap Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek, kitapçılardaki yerini aldı...
İnsanlık tarihinde önemli roller üstlenmiş olan 100 köpeği tanıtan kitap, 'uygarlığı değiştiren' derken ne kadar da haklı. O köpekler olmasaydı belki şu an bambaşka hayatlar yaşanacak, bambaşka kayıplara yanıp, kazançlara sevinilecekti...
Öyle ki, bilim, tarih, din gibi alanlarda, döneminin önemli isimleriyle aynı havayı soluyan ve onlara katkılarının anlatıldığı kitapta özellikle sahibinden öte kendi başına değer kazana köpeklerin yaptıkları da insanı hayrete düşüyor...
Mesela; Peritas, Büyük İskender’i bir filin ayakları altında ezilmekten kurtaran köpek. Biche, Fransa ile Rusya arasında savaş çıkmasına yol açan köpek. Urian ise Papa VII. Clemens’i ısırarak İngiltere’nin Katolik Kilisesi’nden kopmasına neden olan köpek... ve sanata ilham olanlar, savaşta kahramanlık yapanlar, miras yediler...
Oldukça eğlenceli bir öğreti serisi olan Kırkmerak'ın yeni kitabını kaçırmayın derim...
Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek / Sam Stall, Çeviri: Ayşen Anadol, Can Yayınları, 2010, 170 sayfa.
|
|
|
Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
Yazar: Agatha Christie
Tür: Gerilim
Yıl: 2010
Yayınevi: NTV
Hikaye: Arka Kapak
78 roman, 19 oyun, 100'den fazla kısa hikâye yazdı.
58 yıldır hiç aralıksız sergilenen tiyatro oyunu The Mousetrap / Fare Kapanı, 25.000'inci performansına yaklaştı.
Romanları 50'den fazla dile çevrildi, iki milyardan fazla sattı.
Sahnede, ekranda, beyazperdede, radyoda o var, eserleri çizgi roman ve video oyunu da oldu.
Kitapları 30'dan fazla sinema, 50'den fazla TV filmine, 18 çizgi romana ve 8 video oyununa uyarlandı.
Yoğun bir ilgiyle karşılanan, ilk baskısı anında tükenen Baskerville Laneti'nin hemen ardından, Çizgi Roman Polisiye Klasikleri serisinin ikinci kitabı da okurla buluşuyor. Kitapta, polisiye edebiyatın tartışılmaz en büyük ismi Agatha Christie'nin iki hikâyesi var: Şark Ekspresi'nde Cinayet ve Gizli Düşman. Serinin ikinci kitabının ilk dedektifi Şark Ekspresi'nde Cinayet'i çözen Hercule Poirot. Christie'nin ilk romanı Styles'da okurla buluşan, daha sonraki 50 yıl boyunca "küçük gri hücre"leri sayesinde yaklaşık 100 farklı macerayı çözen Belçikalı dedektif Hercule Poirot. Yazarın bir diğer gözdesi ise Gizli Düşman'ın dedektifleri Tommy & Tuppence. "Genç Maceracılar" adında bir şirket kuran bu iki gencin de Poirot'dan aşağı kalır yanı yok.
Agatha Christie'nin iki kitabı da dilimize polisiye edebiyatın ülkemizdeki en hatırı sayılır isimlerinden Sevin Okyay tarafından kazandırıldı. Yaptığı çalışmalarla, hem okurun yeni yazarlarla tanışmasına hem de türün edebiyat dünyasında daha saygın bir yer edinmesine vesile olan Okyay, NTV Radyo için dokuz yıldır Cinayet Masası'nı hazırlıyor.
Sahne, sinema, televizyon, radyo, sesli kitap ve bilgisayar oyunlarına yıllardır yapılan başarılı uyarlamaların ardından Agatha Christie'nin en meşhur romanları artık çizgi roman olarak da okurların karşısında. Böylece hem okumuş olanların yeniden keyifle okuyacağına hem de belki Christie'yi okumamış yeni bir kuşağın onun eserlerini tanıyacağına inanıyoruz.
|
|
|
Uğur Dündar-İşte Hayatım
Yazar: Nedim Şener
Tür: Biyografi
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Uğur Dündar'ın yaşam hikâyesinin anlatıldığı Uğur Dündar – İşte Hayatım, yine kabul görmüş bir gazetecinin, Nedim Şener'in kaleminden çıktı...
Kitap, Dündar'ın tanınmasında büyük payı olan İşte Hayat adlı programa atıfta bulunan ismiyle, Dündar'ın Amerikanvari gülümseyişiyle daha kapaktan okuyucu cezbedecek bir samimiyet taşıyor. Son 2 yıldır Dündar'la çalışan Şener'in tarafsız bir yaklaşımla kaleme aldığı biyografi kitabı, biyografi okurlarını tatmin edecek kadar detaylı bir anlatıma sahip. Yılmaz Özdil'in giriş yazısıyla sunulan kitap, Dündar'ın yaşamına, iş hayatına, aile babalığına ve onunla özdeşleşen önemli mesleki başarılarına yer vermenin yanı sıra, basın sektörünün duayeni isimlerin Dündar hakkında dediklerine de yer vererek içeriğini zenginleştiriyor.
Dündar'ı sevenler, yaşamını merak edenler, gazeteciler, gazeteci adayları kitabı keyifle okuyacaklardır...
Uğur Dündar-İşte Hayatım / Nedim Şener, Doğan Kitap, 2010, 454 sayfa.
|
|
|
Zeyno'nun Oğlu
Yazar: Halide Edib Adıvar
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Kalp Ağrısı hemen diner mi?
Dinmez! Zeyno'nun Oğlu olup çıkıverir karşımıza...
Halide Edib Adıvar'ın Kalp Ağrısı romanını bilirsiniz, şimdilerde TV dizisi olarak da ekranlarda dönüyor. Kalp Ağrısı'nın devamı niteliğinde bir Adıvar eseri daha var. Zeyno'nun Oğlu...
Adıvar'ın en özgün romanlarından olarak kabul edilen Zeyno'nun Oğlu, Doğu Anadolu'ya göreve giden subayları ve eşlerini anlatıyor. Onların diğer Türklere, temelleri yeni yeni atılmaya başlanan Kürt isyanına, feodal düzene bakışlarını, yakınlaşmalarını işliyor... Elbette, aşkın uzandığı toprakları es geçmeyerek...
Şu sıralar en sevdiğim yerli dizi Kalp Ağrısı diyenlerdenseniz, Zeyno'nun Oğlu ile dizinin bir adım önüne geçebilirsiniz. Nitekim diziyi uzatmak isteyen senaristler şu sıralar bu kitabı harıl harıl okumaktadırlar... Bilginize...
Zeyno'nun Oğlu / Halide Edib Adıvar, Can yayınları, 2010, 342 sayfa.
|
|
|
Çocuk ve Ergen Eğitiminde Anne Baba Tutumları
Yazar: Kolektif
Tür: Kişisel Gelişim / Sağlık
Yıl: 2010
Yayınevi: Timaş Yayınları
Hikaye: Eyvah, çocuğum ergen oldu! Peki, ne yapmalıyım?
Öncelikle sakin olmalı ve kendi ergenliğinizi hatırlamalısınız. Kendinizden yola çıkarak, yaşanması muhtemel olayları anımsayıp, olaylara zamanı gelince müdahil olmalısınız. Telaşa mahal yok! Çocuk canavar olmadı ya, hepi topu ergen oldu... Hepimizin geçtiği yoldan geçme zamanı geldi...
Hala panik halindeyseniz bir bilene, yani bir doktora danışabilirsiniz. Ya da alternatif olarak aile eğitimi dizilerinden ergenlik konusu üzerine bir kitap edinip, nasıl bir yaklaşımda bulunmanız gerektiğine dair ipucları edinebilirsiniz...
Tamam, size bir kolaylık yapayım ve bir kitap önereyim: Çocuk ve Ergen Eğitiminde Anne Baba Tutumları...
Belirtmeliyim ki, kitap öncelikle sizin tutumlarınızı gözden geçirip en uygun şekilde diyalog kurmanızı ve genel eğitimde eksiklerinizi tespit etmenize yarayarak, daha bilinçli bir aile eğitimi vermenize yarayacak. Ve kitap Timaş Yayınları etiketiyle sunulduğu için, din eğitimini de es geçmemiş olacaksınız...
Çocuk ve Ergen Eğitiminde Anne Baba Tutumları / Kolektif, Timaş Yayınları, 2010, 222 sayfa.
|
|
|
Sultan'ın Mutfağı
Yazar: Özlem Kumrular
Tür: Tarihi Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Saray mutfağı dillendi...
Özlem Kumrular'ın Türk Korkusu'ndan sonra yeni çalışmasını sabırsızlıkla bekliyordum...
Osmanlı'nın sularında dolaşacağını tahmin ettiğim yeni kitap, tam da benim tahminimde, istediğim kıvamda yayımlandı. Kıvam diyorum, çünkü yazarın Osmanlı'nın mutfağına dil verdiği Sultan'ın Mutfağı adlı tarihi roman, bir lezzetler kitabı olarak da ele alınabilir... Lezzetin sırrı da kıvamı tutturmaktan geçer...
Kendi tarihimizden esinlenmek, olayları yeniden kurgulayarak yeni bir pencereden bakmak, -her zaman- dışarıya açılma yolunda önemli bir durak olmuştur. Bu açıdan bakınca Kumrular'ın yeni kitabı çok sürmez diğer dillerde de öyküsünü anlatır, diye düşünüyorum... Anlatmalı da...
'Mutfak dillendi' dedim başlıkta, evet, aynen öyle. Sultan'ın en lezzetli yemeği yapana ödül vereceği bir ortamda 4 başaşçının, üstelik ayrı dinlere inanan, ayrı lezzetlerin toprağından gelmişlikleriyle kepçe sallayan 4 başaşçının öyküsünü anlatıyor kitap. Hal böyle olunca mutfak dilleniyor, konuşuyor, şahit olduğu sırları fısıldıyor...
Dinler arası lezzetlerden düşler süsleyen yemeklere, kıyasıya rekabetten cinayete tanıklık eden duvarlarına Sultan'ın Mutfağı güzel bir okumalık...
Sultan'ın Mutfağı / Özlem Kumrular, Doğan Kitap, 2010, 482 sayfa.
|
|
|
Öteki Kraliçe
Yazar: Philippa Gregory
Tür: Tarihi Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: Gregory okurlarına müjde: Yeni kitap raflarda...
Tarih romanlarının usta ismi Philippa Gregory yeni romanı Öteki Kraliçe ile okurlarının karşısında. Tudor Hanedanlığı'nı anlattığı Boleyn Kızı üçlemesiyle ülkemizde de ciddi bir okur kitlesine ulaşan Gregory, Öteki Kraliçe ile okurlarını fazlasıyla memnun edecek. Çünkü Öteki Kraliçe diğer kitaplar gibi, tarihi büyük aşklarla anlatıyor...
Aynı erkeğin aşkı için savaşan iki prensesin çarpışmasına tanıklık edeceğiniz Öteki Kraliçe, sadece aşkı değil, -bugünün İngiltere'si düşünülünce, benim diyen kadının cesaret edemeyeceği- özgürlük adına fedakarlıkları da anlatıyor...
Sözü uzatmanın anlamı yok! Gregory okurları Öteki Kraliçe'yi uzun süredir bekliyorlardı, bu da kısa bir 'kitap çıktı' yazısı olsun...
Öteki Kraliçe / Philippa Gregory, Çeviri: Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur, Artemis Yayınları, 2010, 594 sayfa.
|
|
|
Brida
Yazar: Paulo Coelho
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Brida'ya özel çalışma...
Simyacı ile edebiyat dünyasının -özel yazarları- arasındaki yerini alan Paulo Coelho'nun yeni romanı Brida farklı bir tanıtım kampanyasıyla raflara dizildi...
Kampanya dahilindeki tasarıma henüz kentimizde rastlamadım ama, kitabın kapağında yer alan gizemli kadın resmi, özel bir tasarımla, adeta canlanarak kitapçı vitrinlerine yerleşmiş... Kendilerini gördüğüm gibi bir hatıra fotoğrafı çektirmeyi planlıyorum...
Ayrıca, kitabın mini bir özetini sunan 16 sayfalık özel kitapçık da 100 bin adet basılıp kitapçılarda dağıtılmaya başlanmış. Mini kitabı gördüm, arşivime aldım...
Yazar Coelho olunca, elbette tanıtım alışıla gelmişin dışında oluyor...
Kitaba dönersek; Brida'da Coelho bir cadıyı anlatıyor. Aslında salt bir cadıyı değil, cadılar aleminle ilgili olan bir kadını... Böylelikle kitaplarında sık sık üzerinde kalem oynattığı Yüce Anne, pagan dinleri ve aşk kavramlarının da bütününü Brida aracılığıyla okuruyla paylaşmış oluyor.
Brida'nın yeni ilgi alanıyla birlikte Tanrı'ya ve yeni keşifleriyle Tanrı'nın dişilliğine doğru yol alan macerasına katılmak isterseniz Coelho'nun yenisi raflarda...
Brida / Paulo Coelho, Çeviri: Seçkin Selvi, Can Yayınları, 2010, 214 sayfa.
|
|
|
Vampir Günlükleri – Öfke ve Karanlık Buluşma
Yazar: L. J. Smith
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: Vampir hikâyelerinin anadili…
Stephenie Meyer, Charlaine Harris, Rachel Cane gibi mistik romanlarıyla edebiyat dünyasında yer edinen isimlerin piri, anası olarak kabul edilen L. J. Smith’in Vampir Günlükleri’nin ikinci kitabı Öfke ve Karanlık Buluşma raflarda…
Foxlife kanalındaki aynı adlı diziyle birebir örtüşmeyen ama, birbirini tamamlayan olaylar ekseninde dönen serinin yeni kitabında işler iyice karışıyor. Aşk üçgeni ki, iki köşesinde iki kardeş, diğer köşesinde güzeller güzeli bir kız…
Kardeşlerin mistik dünyalarının getirisi de işin içine girince, Vampir Günlükleri çoksatar listelerinin tepesinde ışıldıyor.
Fazla söze hacet yok! Sözün fazlası romanın sayfalarında…
Vampir Günlükleri – Öfke ve Karanlık Buluşma / L. J. Smith, Çeviri: Selim Yeniçeri, Artemis Yayınları, 2010, 424 sayfa.
|
|
|
Zener'in Laneti 1-2-3
Yazar: Jean – Christophe Grange & Philippe Adamov
Tür: Çizgi Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Modern çizgi...
Edebiyat klasiklerinin çizgiye aktarılmasıyla birlikte çizgi romanlara olan ilgi de arttı. Neredeyse her yayınevi konunun bir ucundan tutup çizgi roman severleri memnun edecek kaliteli işler çıkarmaya başladı. Böylelikle çizgi romanlar da, tek tür yayınevlerinin yanı sıra tüm türlere hizmet veren yayınevlerine doğru ciddi bir kayma yaşadı...
Bundan dolayı günün son kitabı olarak sizlere Jean-Christophe Grange imzalı bir kitabın çizgi roman versiyonunu seçtim...
Bildiğiniz gibi Grange, kitapları filme uyarlanmış, Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Kurtlar İmparatorluğu gibi polisiye-gerilim-maceralarıyla ülkemizde de çok sevilerek, bizim çoksatar listelerinin müdavimi olmuş bir yazar.
Özellikle Koloni ile ülkemizde de güzel bir çıkış yakalayan yazarın Taş Meclisi adlı romanından uyarlanan 3 ciltlik çizgi romanı Zener'in Laneti modern çizimi ve dişil anlatımıyla dikkat çekiyor.
Taş Meclisi'nin gizlerine doğru renkli-resimli bir yolculuk yapmak isterseniz, Zener'in Laneti 3 biletle 3 ayrı yolculuk imkânı sunuyor... İlk cildi 2005 yılında çıkan çizginin yeni formatla sunumunu takip ederek, sırasıyla tüm biletleri kullanıp ayrı bir dünyanın kapısını aralayabilirsiniz...
Zener'in Laneti 1 – Sibylee (44 sayfa), Zener'in Laneti 2 – Tahnitçiler (44 sayfa), Zener'in Laneti 3 – Tokamak (46 sayfa) / Jean – Christophe Grange & Philippe Adamov, Çeviri: Tankut Gökçe, Doğan Kitap, 2010.
|
|
|
Trainspotting
Yazar: Irvine Welsh
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Siren Yayınları
Hikaye: Yeraltı edebiyatının kült klasiğine yeni çeviri...
Son günlerim, Bursa 8. Kitap Fuarı'nı henüz atlaşmış, sektör eklerine girişmişken bir yandan da edebiyat dünyasını takip ederek geçti. Yeni isimlere ve yeni kitaplara sevinirken hiç aklıma gelmeyecek bir habere çok heyecanlandım...
Haber, Siren Yayınları'ndan geldi...
İngiliz edebiyatının hatırlı ismi Irvine Welsh'in yeraltı edebiyatının klasiklerinden olan, şimdiki zamanı -her zaman- yansıtmayı başaran eseri Trainspotting yeniden raflara dizilecek haberi. Üstelik yepyeni bir çeviri ile...
İşte bu haber beni edebiyat dünyamızdaki tüm gelişmelerden bir an olsun soyutlayıp, hatıraları anımsamamı sağladı. Trainspotting'i ilk ne zaman okuduğumu, filmini kaç kere, kimlerle seyrettiğimi, tiyatro oyunun yerli versiyonunu nasılda ağzım açık, dona kalarak izlediğim gibi...
Bir ötekiler romanı olan Transpotting'i henüz okumamış olanlara, yeni bir çeviri ile tekrar okumak isteyenlere, hayatın tek düzeliğinden sıkılanlara, iş, ev, eş üçgeninin dördüncü köşesi çocuk ile kendi karesinin mutsuzu olmayı seçmeyenlere, ya da seçip de pişman olanlara, olmadı seçip mutlu olan ama diğerlerinin de yaşamını merak edenlere öneririm...
Yeraltı edebiyatının ışıltılı kitaplarından biri olan Trainspotting, kışkırtıcı kapak tasarımı ve yeni yayınevinin imzasıyla raflarda...
Trainspotting / Irvine Welsh, Çeviri: Avi Pardo, Siren Yayınları, 2010, 350 sayfa.
|
|
|
Yazılar
Yazar: Leonardo da Vinci
Tür: Deneme
Yıl: 2010
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: Leonardo da Vinci ve ötesi...
Leonardo da Vinci sanatıyla Rönesans döneminin en göz alıcı adamlarından biri olarak parıldar. Renklerin, tuvalin, fırçaların dilidir o. Sanatın dilidir...
Sadece o kadar mıdır? Ötesinde yaptıkları, çalıştıkları, düşündükleri yok mudur? Vardır elbet! O kadar değildir Leonardo da Vinci, ötesi de vardır!
İşte günün ilk kitabı Leonardo da Vinci'nin ötesini anlatıyor. Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi'nden çıkan Yazılar kitabı Leonardo da Vinci'nin sanat dışında ilgilendiği konular üzerine kendi kaleminden çıkan tüm yazıları bir araya getiriyor.
Kitabın en büyük özelliği, sanat dışı tüm yazıları toplaması. Öyle ki, bu toplanma süreci pek de kolay olmamış. Masallar, Kehanetler, Nükteler ve diğerleri alt başlığı altında toplanan Yazılar kitabının ilk baskısı İtalya'da, 1952 yılında yapılmış; 1967 yılında da yeni yazıların bulunmasıyla genişletilerek tekrar baskıya girmiş. Şimdilik, yeni yazılar bulununcaya kadar geçerli olan haliyle Yazılar Türkçede.
Leonardo da Vinci'nin sanat dışında düşündükleri, uğraştıkları, yazdıklarını ve aslında sanatını alttan alta besleyenlerini, yani onun ötesini merak edenler için Yazılar önemli bir eser...
Yazılar / Leonardo da Vinci, Yayına Hazırlayan: Augusto Marinoni, Çeviri: Kemal Atakay, Yapı Kredi Yayınları, 2010, 270 sayfa.
|
|
|
Macellan – Bir İnsan Bir yaşam
Yazar: Stefan Zweig
Tür: Biyografi
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Hayatım roman ama,
...kimin değil ki! Yoldan çevireceğiniz hemen hemen herkes 'hayatım roman' der...
Aslında bu tanımın özü 'hayatımı yazsalar roman olur, kitap olur, biyografi kitabı'dır...
Ben bu tanıma fazlasıyla inanlardanım. İyi bir kalem en sakin yaşamı dahi yazsa, ortaya 'insanın dinginliğine dair' güzel bir biyografi kitabı çıkarabilir. Yani demem o ki, biyografi kitabına konu olan isim kadar, o ismi yazan kalem de çok önemlidir.
Balzac biyografisi ile biyografi yazarlığına şapka çıkarttığım Stefan Zweig, işte bu usta kalemlerden biri. Beni bile yazsa (ki artık bu imkansız!) oturur okursunuz. Öyle derin bir anlatımı, öyle güçlü bir akıcılığı var kaleminin, ne anlattığından öte nasıl anlattığına hayran kalmamak elde değil.
Önümüz bildiğiniz gibi fuar, yani Bursa 8. Kitap Fuarı kapılarını 27 Şubat'ta açacak. Bol bol kitap alın, bol bol okuyun istiyorum. Ve Stefan Zweig kaleminden çıkma biyografi kitaplarını es geçmeyin istiyorum.
Joseph Fouche, Amerigo, Marie Antoinette, Balzac ve Macellan biyografileriyle beni oldukça tatmin etmiş olan Stefan Zweig, anladığınız gibi, biyografisi yazılası bir yazar ki, yazılmışlığı da vardır...
Bu arada yazarın sadece biyografileri değil, öykü, roman, deneme ve günlükleri de mevcuttur...
Macellan – Bir İnsan Bir yaşam / Stefan Zweig, Çeviri: Zehra Aksu Yılmazer, Can Yayınları, 2010, 265 sayfa.
|
|
|
Marilyn'ı Kurtarmak
Yazar: Michel Schneider
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: Marilyn Monroe, Hollywood ve psikanaliz ilişkisi...
Bazen düşünürüm; neden Marilyn Manson kendine sahne adı ararken Marilyn'ı seçti, sadece güzelliği ve seksiliği mi, etkiledi metal müziğin sıradışı çocuğunu? Yoksa Marilyn'ın hafife alınmayacak güzelliğini boş bedenlerle mahvetmesi mi, kışkırttı onu? Marilyn'ın gizli kırıklıkları, gülüşünün ardındaki burukluğu, seksiliğinin derinlerindeki masumluğunun çığlıkları mıdır, metalci çocuğun şarkılarını besleyen?
Bazen düşündüklerimi biraz olsun destekleyen bir kitapla yeni haftaya merhaba diyelim istedim. Marilyn'ı Kurtarmak'la...
Kadın yıldız denilince, sahnelere adım attığı ilk yıllarda dahi akla ilk gelen figür olan, adı ölümünden yıllar sonra dahi bir haberde geçince fırtınalar koparan şuh kadının, ölüme giden yolunu romanlaştırarak okura sunan Michel Schneider, okuyucuyu en başta uyarmayı da ihmal etmiyor: ''Sonu atılsa bile berbat bir öykü olurdu bu.''
Öyle ki, karanlık, rahatsız edici, kötü bir yaşanmışlığın anlatıldığı sarsıcı bir kitap Marilyn'ı Kurtarmak!
Ocak 1960 ve Ağustos 1962 arasında Marilyn Monroe ve psikiyatrisi Ralph Greenson arasında geçen doktor-hasta ilişkisini anlatan; tensel bir münasebetin yaşanmadığı ama, doktorunca fazlasıyla ruhsal suistimal uğranışın kaleme alındığı, çıkış yolunun dibe vuruş olarak sonlandığı roman için fazla söz söylemeyip sözü Schneider'a bırakıyorum: ''Doktor onu alıyor ve itiyor. Aşkla ve alçaklıkla dinliyor onu, iki buçuk yıl boyunca.''
Marilyn'ı Kurtarmak / Michel Schneider, Çeviri: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, 2010, 398 sayfa.
|
|
|
Kağıt Kesikleri
Yazar: İclal Aydın
Tür: -
Yıl: 2010
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Hikaye: Epsilon Yayınevi'nin "Sözler kundakçıdır; yangını kelimeler çıkarır," diyen sevilen yazarı İclâl Aydın'dan yepyeni bir kitap...
İclâl Aydın son kitabı Senin Adın Bile Geçmedi'de birlikte çalıştığı Tolga Meriç'le bu kez "acı"yı konu alan bir kitap hazırladı.
Acının değdiği her yerde hissettirdiği etkiden, her sayfada okurunun da parmağını kesebilecek acılardan bahsetti.
İclâl Aydın "Kâğıt Kesikleri"nde acının bütün duraklarına tek tek uğruyor ve yaşamı görkemli bir yangınla temize çekiyor.
(Arka Kapak)
|
|
|
Zaman Makinesi
Yazar: H.G. Wells
Tür: Bilim Kurgu
Yıl: 2010
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Hikaye: Eğer zamanda yolculuk yapabilseydiniz, ne yapmak isterdiniz?
Zaman Yolcusu olarak tanınan macera düşkünü bir adam, bir akşam arkadaşlarıyla yemekte buluşur. Sohbet esnasında, arkadaşlarını zamanda ileri ve geri yönde yolculuk yapma konusundaki fikirleriyle şaşırtır. Ne yazık ki arkadaşları onun fikirlerine inanmazlar. Teorilerini hayat tecrübesiyle ispat-layabiliyor olmasına rağmen, dostları onun göz boyayan bir sihirbaz olduğunu iddia ederler. Bir hafta sonra, kahramanımız dostlarını yaşamış olduğu yeni bir tecrübeyi anlatarak yine etkiler. Öyle bir hikaye anlatmaktadır ki, dostları bunun inanılması imkansız olduğunu düşünmektedir... Yoksa hikaye gerçek midir?
Zaman Yolcusu'nun hikâyesi, cesur bir seyyahın başka bir zaman dilimindeki keşiflerini anlatmaktadır. En çılgın rüyalarında bile görmeyi hayal edemeyeceği teknoloji ve bilgiyle mi karşılaşmıştır? Yoksa kana susamış canavarlarla dolu bir dünyayı mı ziyaret etmiştir? Bunu öğrenmenin tek yolu vardır...
(Arka Kapak)
|
|
|
Ali ile Ramazan
Yazar: Perihan Mağden
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Ali ile Ramazan...
Uzun süredir beklediğim bir romandı Ali ile Ramazan... Perihan Mağden'in kaleme almaya ve sözünü etmeye başladığı günden beri bekliyordum. Kalemini sevdiğim, anlatımını beğendiğim, akıcılığıyla gerek yazılarını, gerek kitaplarını hemencecik tüketiverdiğim bir yazar olmasından ziyade, Ali ile Ramazan'ın Ramazan'ını bildiğim için de...
İstanbulluyum ben... Bakırköy'de gözlerimi açtım dünyaya ve Avcılar'da geçirdim çocukluğumu, gençliğimi... Yaşım gereği 1992 bana misket, top, saklambaç oynamayı, o sıralar yeni yeni keşfettiğimiz Voltrancılık oynamayı ve birde saat geçip, hava kararınca annelerimizin balkonlardan, camlardan sarkıp ''Mehmet, Ayşe, Bihter, İbrahim, Mahir... Hadi eve'' diye çığırmalarını anımsatıyor. Aslında daha çok şey anımsatıyor ama, Ali ile Ramazan boyutunda en çok oyundan eve çağrılmalarımızı anımsatıyor...
Nitekim güneş batınca tehlike doğuyor sokaklarda; tinercisi var, hırsızı var, pek anlamıyoruz o zamanlar ama, sübyancısı var, sapığı var... Ramazan adı da, Bestekar, Sanatçı kişilikte, ardından yaşanılanlarla çözülmez sapkın düğüm de 90'ların başında, ebeveynlerin dilinde...
İşte bu yüzden, yıllar içinde unuttuğum ve Mağden sayesinde tekrar aklıma düşen Ramazan adı yüzünden sabırsızlıkla bekledim romanı...
Değdi. Bir solukta okudum... İşlerimin yoğun olduğu, -röportaj bantlarımın en sökülesi dönemde,- bir solukta okudum...
Ramazan'ı, Ali'yi, Müdür Bey'i, Bestekar'ı, Recep'i... Romanda anlatılan öykünün büyük bölümü Mağden'in hayal ürünü, Mağden'in -böyle yaşanmasa böyle sonlanmazdı-sı...
3. sayfa haberinin yıllar sonra ete kana bürünmesi, can yakması, iç burkması, sebep sonuç ilişkisinin dayanılmaz ötelenmişliği...
Ali ile Ramazan benim için Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Mem ile Zin oldu artık...
Eğer dünyanızda gerçek, ''düzgün'' aşklara yer varsa sizin için de olabilir... Adları bundan böyle, Mağden'in kaleminden sonra, acı aşk hikayelerinin kahramanlarıyla anılabilir, onlardan daha acı, onlardan daha gerçek yaşanmışlıklara dönüşebilir...
Ali ile Ramazan / Perihan Mağden, Doğan Kitap, 2010, 162 sayfa.
|
|
|
Korkma Ben Varım
Yazar: Murat Menteş
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: İletişim Yayınları
Hikaye: Hiperaktif cümleler...
Günün ikinci kitabı yine bir roman. Murat Menteş'in Korkma Ben Varım adlı yenisi...
Hiperaktif bir yazar Menteş, cümleleri hınzır çocuklar gibi. Paragrafın son noktası konulduktan sonra dağılıp, ardından istedikleri gibi dizilmişler gibi. Bir sıra, bir sonralık, hele ki bir öncelik gözetmeksizin. Ben Menteş'e -kelime cambazı, cümle avcısı- diyorum. Hakkediyor da...
Polisiye türüne uygun, rahatlıkla kara mizah denilecek kadar hınzır ve ürkütücü bir anlatımla kaleme alınan Korkma Ben Varım, son cümlesininden sonra beni ardındakilere yöneltti ve hemen Dublörün Dilemması'nı edindim...
Korkma Ben Varım'ı okuyun isterim. Ülkemizde kara mizah yazanlarında olduğuna tanıklık edin, hatta usta işi diyebileceğim bir okumalıkla tanışın diye... Ve bir şey daha isterim ülkem yönetmenlerinden, Vavien'den sonra bir dişe dokunur kara filmimiz daha olsun... O da; Korkma Ben Varım olsun...
Korkma Ben Varım / Murat Menteş, İletişim Yayınları, 2009, 424 sayfa.
|
|
|
Kalp Ağrısı
Yazar: Halide Edib Adıvar
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Kalp Ağrısı...
Can Yayınları 2009'da Halide Edib Adıvar'ın eserlerine geniş yer vermiş ve genç okuyucularla buluşturmuştu. Adıvar üzerine çalışmalarına 2010'da da devam edeceğini bildiğimiz yayınevi, Kalp Ağrısı ile Adıvar kitaplığını tamamlamak adına bir adım daha attı. Kalp Ağrısı, Adıvar'ın en içli ve en bilindik romanlarından biri. 1924 yılında ilk kez okurla buluşan romanın günümüz için anlamı: -Usta bir kalemin eserleriyle buluşuyor olmanın dışında,- 1900'lü yılların İstanbul'unu tatmak, kaldırımında yürümek, havasını solumak...
Kalp Ağrısı / Halide Edib Adıvar, Can Yayınları, 2010, 168 sayfa.
|
|
|
Zincirlenmiş Narkisos
Yazar: Laurell K. Hamilton
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: Anita Blake görev başında...
Laurell K. Hamilton 17 cilde ulaşan Anita Blake Serisi'nin yenisiyle karşımızda. Yani dilimize yeni kazandırılan Zincirlenmiş Narkisos'la...
Aslında sadece Hamilton için, bunu nasıl başardı, 17 kitabı -ki, her biri neredeyse 1000'er sayfaya yakın- nasıl kaleme aldı diye bir makale yazmak gerek. Sabır, hayal dünyası ve yeteneğin dışında ciddi bir ustalıkta var, Hamilton'da... yadsınamaz bir gerçek bu!
Kitaba dönersek; seksi vampir avcımız Anita Blake yine görev başında. Eskisinden de karmaşık sırları çözmeye, teklike yaratan yaratıkları temizlemeye devam ediyor ve her kitapta temposu biraz daha artan maceraların içine dalıyor. İlk kez 1993 yılında ava başlayan hayal kahramanla 2004 yılında buluşmuş ve bir solukta okumuştuk. Geç ama hızlı bir şekilde 10 kitabı tükettik ve öyle görünüyor ki yakında Hamilton'a yetişeceğiz, yeni kitabı dünyayla aynı anda okuyabileceğiz...
Zincirlenmiş Narkisos / Laurell K. Hamilton, Çeviri: Mert Süğlün, Artemis Yayınları, 2010, 834 sayfa.
|
|
|
Sana Bir Sır Vereyim mi?
Yazar: Claudia Carroll
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Doğan'dan yeni dizi: Stiletto...
Doğan Kitap'ın yeni dizisi Stiletto, Artemis Yayınları'nın Çik-lit'leri gibi...
Stiletto; ağırlıkta kadın yazarların yazdığı çekici konular, heyecanlı aşklar, kentli aşılar ve şık kapaklar, kaliteli sunumlar bütünü bir seri... ve belliki Doğan Kitap bu seride fazlasıyla muvaffak olacak... İlk iki kitap; Sana Bir Sır Vereyim mi? ve İyi ki Yanlış Adama Rastladım bunun kanıtı gibi tüm çekiciliğiyle raflarda...
''Stiletto kadını kendi ayakları üstünde durur. Her daim şık, bakımlı ve seksidir. Kız kıza sohbetlere bayılır. Ve hayatının aşkını bir gün bulacağına tüm kalbiyle inanır.'' açıklamasıyla sunulan kitaplar aracılığıyla, okuyucu kitlesine yeni ve sadık bir çoğunluk katmayı hedeflemiş yayınevine başarılar diliyorum... Merak ediyorsanız eğer; ''Bu iki kitapla hedefi tam 12 vurdunuz!'' Elbette bu şans değil! Tecrübe...
Sana Bir Sır Vereyim mi? / Claudia Carroll, Çeviri: Belgin Selen Haktanır, 368 sayfa - İyi ki Yanlış Adama Rastladım / Debbie Carsbin, Çeviri: Bilge Nur Gündüz,454 sayfa, Doğan Kitap, 2010.
|
|
|
Karanlığa Yolculuk
Yazar: Sevil Atasoy
Tür: Polisiye - İnceleme
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Gerçek suç öyküleri ve başka karanlık işler…
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy yeni kitabı Karanlığa Yolculuk ile karşımızda. Sadece başarılarını yazmaya kalksam yerim yetmez. Ama kısaca bahsetmeden de geçemeyeceğim. Nitekim vereceğim bu kısa bilgiler Atasoy’un kitabının ne denli nitelikli bir polisiye/inceleme olduğunu anlatmamada yardımcı olacak.
İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi mezunu Atasoy, biyokimya alanında uzmanlık ve tıp bilimleri doktorası yaptı. Olay yeri inceleme, kriminal laboratuvarların gelişmesi ve DNA analizlerine katkısıyla ulusal ve uluslararası birçok ödülün sahibi oldu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğretim üyeliğinin yanı sıra, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi başkanlığını yapıp, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü müdürlüğünü yürüttü. Gazete ve dergilerde uzmanlığı alanında makaleler kaleme alan Atasoy, Mart 2005'te EKOSOK tarafından Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu üyeliği ve ardın başkanlığına seçildi. Ayrıca, Suç Önleme ve Denetleme Derneği'nin başkanı ve Uluslararası Adli Bilim Hizmetleri'nin (IFSS) sahibi…
İşte bu denli donanımlı bir isim Sevil Atasoy… Ve yeni kitabıyla tekrar okur karşısında. Gerçek suç öyküleri, delil toplamada yapılan yanlışlıklar ve eksiklikler üzerine yazdığı hikâye tadındaki yazılarından oluşan Karanlığa Yolculuk, Amanda Knox davasıyla aşılışını yapıyor ve daha ilk satırından itibaren okuru gerçek polisiye olayların içine ustalıkla sokuyor…
Karanlığa Yolculuk / Sevil Atasoy, Doğan Kitap, 2010, 276 sayfa.
|
|
|
Marie Curie / Bilgin mi, bilimin Meryem Ana’sı mı?
Yazar: Françoise Balibar
Tür: Genel Kültür
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: Marie Curie’nin görsel yaşam hikâyesi…
Marie Curie’yi tanımayanınız ve keşfini bilmeyeniniz yoktur! Sıkı okuyucular arasındaysanız YKY’nin Genel Kültür Dizisi’ni de bilirsiniz. İşte günün en can alıcı kitaplarından biri de bu dizinin içinden çıktı. Marie Curie / Bilgin mi, bilimin Meryem Ana’sı mı?
Radyoaktiviteyi keşfeden iki isimden biri olan Curie’nin (Ki, diğer isimde eşi Piere Curie’dir.) hayat hikâyesinin görsel belgeler eşliğinde anlatıldığı kitap Françoise Balibar imzasını taşıyor. Sadece yaşamını değil, bilimcilerce 'bilimin Meryem Ana’sı olarak kabul edilişinin de masaya yatırıldığı kitap genel kültür adına oldukça faydalı bir eser...
Bu arada Genel Kültür Dizisi’nden bahsetmişken dizinin en yenisi olan Deri / Bedenin Örtüsü’de oldukça dişe dokunur bir kitap. Claude Bouillon imzalı kitap gözle görülür organımız derinin, nasıl diğer organlarımızın koruyucu kılıfı olduğunu derin bir incelemeyle ve bol görselle sunuyor…
Marie Curie / Françoise Balibar, Çeviri: Elif Gökteke 128 sayfa - Deri / Claude Bouillon, Çeviri: Ömer Aygün, 128 sayfa, Yapı Kredi Yayınları, 2009.
|
|
|
Affet Bizi Marin
Yazar: Orhan Miroğlu
Tür: Yüzleşme
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Dil, din ve kültür farklılığının iç içeliği…
Orhan Miroğlu’nun Dıjwar’dan sonraki açılımı Affet Bizi Marin bir yüzleşme kitabı. En az Dıjwar kadar etkileyici ve aydınlatıcı olan kitap, Süryanilerin topraklarımızdaki yaşamışlıklarını ve değerlerini ortaya koymak adına da oldukça doyurucu. Dil, din ve kültür farklılığının yüksek boyutlarda yaşandığı Doğu’da, her şeye rağmen içiçeliğin, ayrışmazlığın buruk bir öyküsü olarak da okuyabileceğiniz kitabı farkındalığınızı yüksek tutmak adına tavsiye ederim...
Dıjwar demişken bir iki satır anmadan geçmek istemiyorum. Orhan Miroğlu’nun Musa Anter cinayetinin birinci elden tanığı olarak kaleme aldığı kitap, Diyarbakır Cezaevi'nin ve itirafçılığın karanlık dünyasını aydınlatıyor. Açılım hakkında fikir yürütürken yaşanılan olayların farkında olarak konuşmak isteyen tüm okuyucular bilgilenmek adına Dıjwar’ı edinebilir...
Affet Bizi Marin (2009/204 sayfa) – Dıjwar (3. basım 2009/348 sayfa) – Orhan Miroğlu, Everest Yayınları.
|
|
|
İkinci Hayvan
Yazar: Murathan Mungan
Tür: Şiir
Yıl: 2010
Yayınevi: Metis Yayınları
Hikaye: İkincil siber ruh halleri…
Metis Yayınları Murathan Mungan adına basılı ne varsa yayımlıyor. Külliyatı pek yakında Metis'te olacak olan yazarın yenileri de yine Metis tarafından ana sıcak olarak raflara diziliyor. İşte bu ana sıcaktan bir bölüm daha karşımızda. İkinci Hayvan...
Yazarın 1999 ve 2009 yılları arasında kaleme aldığı ve kanımca kavramsal olarak yayımlamayı istediği için biriktirdiği bazı şiirlerinden oluşan kitap, postmodern şiirde kültürel teknolojiyi dozunda işliyor. Çoğu ilk kez okurla buluşan şiirlerden bir kısmı daha önce yayımlanan özel (koleksiyonluk) çalışmalarda yer almıştı. Usta işi şiir okumak isteyen siber bireylere duyurulur…
İkinci Hayvan / Murathan Mungan, Metis Yayınları, 2010, 118 sayfa.
|
|
|
Villa Moda
Yazar: Ceyda Kılınç
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: İlya İzmir Yayınevi
Hikaye: Gençlerin romancısından yeni kitap…
Aymesev ve Çilekteki Nefret adlı romanlarıyla genç okuyuculardan tam not alan ve kitapları baskı üstüne baskı yapan Ceyda Kılınç yeni romanıyla başarısını sürdürüyor. Yine genç okuyucuları cezbedecek bir konu ve özellikle kadın okuyucuları etkileyecek bir anlatımla kaleme aldığı Villa Moda, Artemis Yayınları'nın çik-lit’lerini aratmayacak türden bir kitap.
İlya İzmir Yayınevi tarafından yayımlanan Villa Moda, -aşkın en vurucu halleri- ibaresiyle satışta. Çılgın gençler, sıra dışı komşular, meraklı dostlar, gizemli aşklar ve tehlikeli ilişkiler bütünü Villa Moda, belikli Kılınç’ı daha geniş bir okur kitlesine ulaştıracak…
İlya İzmir Yayınevi demişken, yayınevinden çıkan V. Onur Çöpür imzalı Elçi ve Mitoloji Dizisi’nin yenilerinden Antik Mısır Edebiyatı’nı (E. A. Wallis Budge) da okumanızı öneririm...
Villa Moda / Ceyda Kılınç, İlya İzmir Yayınevi, 2009, 248 sayfa.
|
|
|
Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar
Yazar: Bülent Aksoy
Tür: Öykü - İnceleme
Yıl: 2009
Yayınevi: Pan Yayınları
Hikaye: Edebiyatın en saygın türü...
Yeteneğin dışında; roman yazmak sabır, şiir yazmak ilham, makale yazmak bilgi, biyografi yazmak yetenek, otobiyografi yazmak yaşanmışlık, eleştiri yazmak uzmanlık, mizah yazmak farkındalık, nehir yazmak dişe dokunur konu ister... İlk başta dediğim gibi öncesi yetenektir! Edebiyatın adını geçirdiğim türlerinin en saygınıysa bence öykü/hikâyedir! Çünkü öykü yazmak yazarından birçok şey; yetenek, ustalık, anlatım gücü, ciddi bir edebiyat bilgisi, dişe dokunur bir konu ve vurucu bir yazım tekniği ister... Çünkü, biraz uzatmaya kalksanız romana kaçar ve roman öykü arasında kalmış bir novella olur. Bu yüzden uzunluğuna dikkat ederek, yazımda cimri, anlatımda zengin olmanız gerekir.
Günün ilk kitabı da bize öykü/hikâye sanatını anlatan bir kitap. Bülent Aksoy'un yayına hazırladığı ve Pan Yayıncılık etiketiyle geçen yılın son aylarında raflara dizilen Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar. Kitap, 19 usta hikâyecinin, ''hikâye yazmak'' üzerine yazdıklarını içeriyor. Edebiyatın en saygın türü olduğu halde, aynı zamanda da en az tüketilen türü olan öykünün tekniği üzerine kalem oynatılmış bu önemli kitabı edebiyat tutkunlarına öneririm. Özellikle de öykü okumayı sevenlerine...
Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar / Yayıma Hazırlayan: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, 2009, 158 sayfa.
|
|
|
Hayat Bana Yüreğini Açıyor
Yazar: Karma
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Şizofren öykücüler...
Başlık sizi yanıltmasın. Yazının devamında şizofren dahiler tadında, edebiyatın şizofreni öykücülerini yazmayacağım. Edebiyatla alakası olmayan şizofreni hastalarının kaleme aldığı öykülerden bahsedeceğim. Hayat Bana Yüreğini Açıyor, yine geçen yılın son aylarında elime geçen kitaplardan biriydi. Kitap, Gerçekler Maskelenmesin projesi kapsamında şizofreni hastaları arasında düzenlenen Ateşin Düştüğü Yerden Sesler, Yüzler, Öyküler yarışmasına katılan öykülerden oluşuyor. Yani şizofreni hastalarınca yazılan öykülerden. Yaşanılan kopuşun ardın gelen bu cümleler okuyanı yer yer ürkütürken, yer yerde ustalıkla yaşama bağlıyor. Kitaba seçilen tüm öyküler ki, bir kısmı ne yazık ki yeterli bulunmamış, çok iyi. Neredeyse ustaca. Mario Levi başkanlığında yayına hazırlanan kitabı başka başka dünyalardan sesler duymak isteyenler tercih edebilir...
Hayat Bana Yüreğini Açıyor, Doğan Kitap, 2009, 226 sayfa.
|
|
|
Bilardo Blues Kulübü
Yazar: Maxence Fermine
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Kara Amerika...
Günün son kitabı Bilardo Blues Kulübü ile Chicago, New York, Las Vegas'ta nefes alan öykülerde, sadece şehirlere has dolapların döndüğü gecelerden bir geceye tanıklık etmeniz mümkün...
Maxence Fermine imzalı kitap üç öyküden oluşuyor. Aynı gece yaşanılan üç ayrı olaydan ve 60'ların noir Amerikansından... benim için öyküleri okurken keyifli olan, kitabın kendine has bir fon müziğinin olmasıydı. Blues seven biri olarak kitabı okurken öykülerin içine daha iyi girdim. Yaban ellerden bahseden öyküler pek de yaban kalmadı... Sizde nasıl bir etki bırakır bilmem ama, okumakta gecikirseniz peyazperde de izlerken, ''ben bunu okumuştum'' deme şansını kaybedebilirsiniz... Çünkü kitabın içinde gangsterlerden aşıklara, müzisyenlerden kumarbazlara kadar dönem filmi için gerekli tüm karakterler barınıyor...
Bilardo Blues Kulübü / Maxence Fermine, Çeviri: Aslı Açan, Everest Yayınları, 2009, 104 sayfa.
|
|
|
Ödüllerim
Yazar: Thomas Bernhard
Tür: Anı
Yıl: 2010
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: ''...para düşkünüyüm, karaktersizim, ben de bir domuzum.''
Sıra dışı bir kitapla güne başlayın istedim. İnsanın içindeki ''öteki''nin dışa vurumuna şahit olun...
Başlık olarak seçtiğim dışa vurum Thomas Bernhard imzası taşıyor. Ödüllerim adlı taze çevrilmiş kısacık bir kitabın derin cümlelerinden biri...
Sürpriz bir şekilde, Almancada Bernhard'ın kitaplarını yayımlayan Suhrkamp Verlag etiketiyle geçen yıl yayımlanan kitap, YKY editörlerini heyecanlandırmış, kitabı hemen listelerine alıp çevirmelerine sebep olmuş olmalı ki, böylelikle biz okurlarda çok geçmeden okuma şansına erişmiş olduk. Bernhard'ın aldığı ödüllerinin ve o gecelerin konuşma metinlerinin bir araya getirildiği kitap herşeyden öte, köklü bir yazarın ''ödüller ve alanlar'' ilişkisine dair ince sorulara cevap aramasını ve bir insan olarak altında ezilinir taşların hafifliğini konu ediyor.
Sivri dilini kimseden esirgemeyen bir yazarın kendinden esirgeyebileceğini düşünmek bile komik olur. İnsanın doğasını, ödül alanın yaşadığı çelişkileri, genel olarak ödül bürokrasisini anlattığı Ödüllerim, YKY'nin 2010 unutulmazları listeme şimdiden girmiş durumda...
Ödüllerim / Thomas Bernhard, Çeviri: Sezer Duru, Yapı Kredi Yayınları, 2010, 90 sayfa.
|
|
|
Alya, Sevgilim ve Ben
Yazar: Ayşe Arman
Tür: Anı
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Onların hikayesi...
Ayşe Arman'dan pek hazzetmeyenlerdenim. Röportajlarını beğenen ama, yazılarını aşırı içsel/özel bulanlardanım. Bu yüzden eşim köşe yazılarını, ben röportajlarını okuyarak evimizde Arman okuyuculuğunu sessiz sedasız sürdürür gideriz...
Ya da giderdik mi, demeliyim bilemedim... Çünkü Arman'ın Alya, Sevgilim ve Ben / Bizim Hikayemiz... adlı kitabı bana pek bir hoş geldi. Daha önce sevmediğim ben/biz kokan yazıları sanki benim içinde bir anlam ifade eder oldu. Başka bir yaşama doğru attığım dikiz bu kez keyif verdi...
Düşününce, bunun ilk harfinden son noktasına kadar adına yakışır tarzda sunulan bir kitap olmasına bağladım. Yani anladım ki, Arman'ın kendini, eşini ve çocuğunu anlattığı yazılarını gazete köşelerinde değil, bir kitapta olunca okuyabiliyorum...
Yaptığı röportajlarla kendi imzasını kuvvetli bir şekilde basın tarihine atan Arman kitabıyla da bunu başardı. Baştan sona orijinal bir çalışma. Kuşe kağıda renkli. Dergi gibi yani... İçsel, özel metinlerle bir o kadar özel fotoğrafların hoş bir grafik tasarımla sunulduğu kitabı yazarın meraklısı bayanlara, benim gibi sadece röportajlarını okumayı seven baylara ve 3 kişilik özel bir aileye sahip tüm anne babalara tavsiye ederim. Kitabın yazar gelirinin LÖSEV'e bağışlandığını göz önüne alınca, aslında kitabı herkese tavsiye ederim...
''Hayattaki en büyük başarım, böyle bir aileye sahip olmak...” - Ayşe Arman
Alya, Sevgilim ve Ben — Bizim Hikayemiz... / Ayşe Arman, Doğan Kitap, 2009, 184 sayfa.
|
|
|
Samanyolu & Hıçkırık
Yazar: Kerime Nadir
Tür: Roman
Yıl: 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Ölümsüz Türk ''görsel'' Edebiyatı...
Son yıllarda TV ekranlarını kuşatan edebiyatımız vakti zamanında sinemaları da kuşatmış. Hem de ne kuşatma. Yayımlanan romanlar birbiri ardına beyazperdeye yansırken, sinemamızda keşfedilen her yeni yıldızla tekrar filmleri çekilirmiş. Yeşil Çam'ı Yeşil Çam yapan romanlarmış. Araştırdım, gördüm...
Ben o dönemin Türk edebiyatına izninizle, Türk ''görsel'' Edebiyatı demeyi uygun görüyorum. Nitekim filmi olmayan roman bulmak neredeyse imkansız!
İş şimdi TV ekranlarında... Ali Rıza Bey'e üzülüp, Leyla için ağlıyoruz, Bihter'e lanet ederken Behlül'ü içten içe kıskanıyoruz... Yani hala onlarla yatıp onlarla kalkıyoruz...
Neyse, asıl konumuza döneyim. Doğan Kitap Kerime Nadir'in okurken de, izlerken de çok ağlatan eserleri Samanyolu ve Hıçkırık'ı yeniden yayımladı. Hemde çok şık kapak, çok etkili sunum yazısı (Selim İleri) ve çok cazip bir boyla, cep boyla... Yayınevi umarım bu tarz çalışmalarını hızlandırır ve Türk edebiyatının vakti zamanında birçok sektörden binlere ekmek yediren eserleriyle rafları süslemeye devam eder. Eder ki, izleyici de romanlarla izledikleri dizilerin aslında ne derece farklı konular işlediğini, sakızın dahi bu derece sündürülemeyeceğini anlar...
Samanyolu (244 sayfa) — Hıçkırık (206 sayfa) / Kerime Nadir, Doğan Kitap, 2010.
|
|
|
Chopin Üzerine Notlar
Yazar: André Gide
Tür: İnceleme
Yıl: 2010
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: 3 usta, 1 kitap, bol müzik...
Chopin Üzerine Notlar müzik kitaplığı için çok özel bir çalışma. Nitekim bahsi geçen usta, bahsi geçiren usta ve bahse ses veren usta çok özel... Chopin, André Gide ve İdil Biret...
Can Yayınları'ndan çıkan Chopin Üzerine Notlar, büyük ustanın müziğini, yine sanatında büyük bir usta olan, Nobel ödüllü Gide'in yorumlamasından oluşuyor. Öyle ki, Gide'in amatör bir ruhla Chopin müziğini yorumlarken yakaladığı ışık birçok müzik eleştirmenine yol gösterecek incelikte. İşin içine önsöz ve adı geçen eserler arasından seçilip hazırlanan özel kayıtlarla birlikte İdil Biret CD'si girince, ortaya tadına doyulmaz bir kitap çıkıyor...
Chopin Üzerine Notlar / André Gide, Çeviri: Ömer Bozkurt, Can Yayınları, 2010, 82 sayfa, CD hediyeli.
|
|
|
Günlükler (1906-1948)
Yazar: Kâzım Karabekir
Tür: Günlük
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: YKY'den depderin bir kütüphane…
Yapı Kredi sanata destek veren en önemli bankalarımızdan. Nitekim Yapı Kredi Yayınları geçen yıl 3 bininci kitabına ulaştı. 1945 yılında Doğan Kardeş dergisiyle yayıncılığa başlayan Yapı Kredi bu başarısını özel bir kokteylle kutladı. Yoğunluğumdan dolayı katılamadığım kokteylde konuklara 23 Nisan 1945 yılında yayımlanan ilk Doğan Kardeş dergisinin tıpkıbasımı hediye edildi.
2010 yılında başarısını daha da hızlı bir şekilde sürdüreceğinin sinyallerini veren yayınevinin en az 350 başlık altında çıkan kitapları ve o kitapların 15 milyon rakamına ulaşmışlığı Yapı Kredi’yi, depderin hatta en derin kütüphaneyi kuran banka olarak da özel kılıyor.
Gelelim 3 bininci kitaba: Kâzım Karabekir’in Günlükler’ini özel kutusunda 2 cilt olarak yayımlayan Yapı Kredi, Cumhuriyet’imize tanıklık eden Karabekir’in bu özel gözlemlerini 8 kişilik bir ekiple 3 yıl gibi bir sürede tamamlayarak edebiyata verdiği değeri gözler önüne serdi. İlk cümlesinin üzerinden 103, son noktasının ardından 61 yıl geçen Günlükler’i tüm edebiyat tutkunlarına tavsiye ederim…
Günlükler (1906-1948), Kâzım Karabekir, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 2 cilt özel kutulu, 1536 sayfa.
|
|
|
Çağdaş Sanat – Bir Akbank Sanat Antolojisi
Yazar: Ali Akay
Tür: Sanat
Yıl: 2009
Yayınevi: Akbank Kültür Sanat Yayınları
Hikaye: Çağdaş sanat kitaplığı…
Sanata destek veren bankalar demişken Akbank’ı elbette unutamayız… Daha önce Akbank Kültür Sanat Yayınları’ndan çıkan -modern sanata dair- ansiklopedik kitapları geniş yer vererek tanıtmıştım. Ne mutlu ki, bugün yayınevinin yenisini tanıtacağım… Çağdaş Sanat / Bir Akbank Sanat Antolojisi…
Akbank Kültür Sanat Yayınları, yeni ansiklopedik kitapları Çağdaş Sanat ile -çağdaş sanata dair- derin bir kitaplık kurma yolunda hızla ilerliyor. Evet hızla! Nitekim çağdaş sanata dair kitaplar bol görselli, ansiklopedik boyutlarda ve kuşe kâğıda basılı yayımlandığı için her ay 3–5 kitap yayımlamak pek mümkün değil. Bu yüzden Akbank Kültür Sanat Yayınları’nın yayın politikası bence oldukça iyi işliyor.
2003–2009 yılları arasında Akbank Sanat'ta düzenlenen sergilerin küratörleri tarafından yazılan metinlerden ve görsellerden oluşan Çağdaş Sanat kitabı, Ali Akay’ın derlemesiyle hayat bulmuş durumda. Özellikle enstalasyon, yani yerleştirme sanatıyla yakından ilgili olan okuyucularımız kaçırdıkları sergiler hakkında bilgilenmek ya da enstalasyona ilgili olan okuyucularımız hayal dünyasını, sanat dilini güçlendirmek için kitabı edinebilir…
***
Çağdaş… ne kadar da içi dolu bir kelime…
Çağa ayak uyduran, çağın gerisinde kalmayan, çağa uyum sağlayan, aynı çağda -farkındalıkla- yaşayan…
Ben, çağdaş kelimesini en çok sanata yakıştıranlardanım… sanatın anlattıklarıyla kelimenin can bulduğuna inananlardanım… Çağdaş ressam, çağdaş heykeltıraş, çağdaş müzisyen, çağdaş sanatçı gibi…
Hiç çağdaş sarhoş, çağdaş küfürbaz, çağdaş maganda olur mu? Olur elbet! Olur da, çağdaşlık unvanını ancak bir dernek, bir cemiyet, bir topluluk, ne bileyim bir grup içine girerse alabilir… Evet evet… çağdaş kelimesi en çok sanata yakışıyor...
Çağdaş Sanat – Bir Akbank Sanat Antolojisi / Derleyen: Ali Akay, Akbank Kültür Sanat Yayınları, 2009, 367 sayfa.
|
|
|
Gölgeler Çekildiğinde
Yazar: Cahide Birgül
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Everest’ten ustaya saygı…
Edebiyat dünyamız 2009’un sonlarında usta bir romancısını yitirdi. Cahide Birgül’ü…
Ki, Everest Yayınları yazarın son kitabı Eflatun Koza’nın hemen ardından ilk eserini yayımlamak için işe koyulmuştu… Nitekim Birgül’ün 1998 çıkışlı ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde yeniden raflarda… Kitap ilk baskısını Metis Yayınları (1998), 2. baskısını Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (2002) etiketiyle yapmıştı. Günlük yaşamın içinde dolaşan ve detayları okurun gözüne başarıyla sokan Birgül’ün oldukça kaliteli olan ilk romanını alıp okuyarak sizde ustayı sanatıyla selamlayabilirsiniz…
Gölgeler Çekildiğinde / Cahide Birgül, Everest Yayınları, 2009, 190 sayfa.
|
|
|
Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim
Yazar: Bülent Aksoy
Tür: Nehir
Yıl: 2009
Yayınevi: Pan Yayınları
Hikaye: Radyonuz ‘’Açık’’ olsun…
Pan Yayıncılık müzik kitaplığımızı zenginleştirmeye devam ediyor. Edebiyatın diğer türlerine de önem veren, ama müzik üzerine kitaplarıyla dikkat çeken yayınevinin en yenisi Radyo Günlerim… Bülent Aksoy’un nehir türünde hazırladığı kitabın en ilginç yanıysa, 16 oturumdan oluşan bir radyo programının bant çözümü olması…
16 program boyunca Cüneyd Orhon’la Açık Radyo (İstanbul, 94.9)’da söyleşen Aksoy, bu dizinin bir bölümünü kitaplaştırmış durumda. Radyo Anıları adlı programın bazı bölümlerini zamanında dinlemişliğim var. Bu yüzden kitap bana daha bir sıcak geldi. Özellikle kitapla birlikte hediye edilen CD’de programdan örneklerin yer alması beni 2000’li yılların başına götürdü…
Artık; Ankara, İstanbul, İzmir radyolarının, daha sonra da TRT’nin hemen hemen her kademesinde resmi görevler yüklenmiş bir radyo yöneticisinin anıları ışığında ‘Ttürkiye’de radyo’’ başlığının içini doldurmanız mümkün…
Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim / Yayına Hazırlayan: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, 2009, 328 sayfa, CD hediyeli.
|
|
|
Kağıt Helva
Yazar: Elif Şafak
Tür: Alıntı
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Tatsız tuzsuz Kağıt Helva...
Elif Şafak'ın Kağıt Helva kitabını proje aşamasından bu yana beklemekteydim. Hem de beğenmeyeceği bile bile...
Öncelikle belirtmek isterim ki, Elif Şafak benim için Orhan Pamuk'tan daha değerlidir. Her ne kadar aynı kıyılarda dolaşsalar da, Şafak'ı her zaman beğenerek okumuşumdur. Hatta, kitaplarından okuduğum kadarını, uykumdan feragat ederek 1-2 gecede bitirmişliğim söz konusudur. Okumadıklarımda henüz edinemediklerimdir!
''Öyleyse bu kitabın nesini beğenmedin'' demek hakkınız. Cevap veriyorum: Parayla satılmasını!
Yani bir Alıntılar Kitabı, eski kitaplardan paragrafların, hatta yer yer cümlelerin yer aldığı bir kitap satılmamalıydı! Müzik albümlerinde bu duruma alıştık elbet, en iyiler gibi ki, ben en iyilere de pirim vermem! Ama iş kitap olunca, -alandan çok okuyucusu olduğu düşünülünce ve Elif Şafak'ın okuyucu kitlesi ve kazandıkları buna eklenince- illaki bir alıntılar kitabı hazırlanacaksa bu çok şık bir hediye olarak düşünülebilirdi. Yeni kitabın yanında küçük bir farkla ya da imza günlerinde ilk 100 bilemedim 200 kişiye hediye gibi... yani bu özel kitabın bir fiyatı olmamalıydı, etiketlenmemeliydi!
''Yazar bu yahu, yazacak satacak elbet'' diyenleri duyar gibiyim... elbet yazacak ve satacak! Hatta arada yayınevi değiştirecek, eski romanları yeniden piyasaya çıkacak, edinemeyenler alacak, yeni nesillere böyle ulaşacak... Ama bu benim gözümde hiçbir zaman ''10 kitabım oldu, hadi onundan bir ekstra çıkarayım'' mantığıyla olmayacak! İllaki olacaksa, o da gönül işi olacak...
Madem öyle; Şebnem Ferah Best Of çıkarsın, Stephen King En Korkuttuğum Cümleler kitabı çıkarsın, Çağan Irmak en iyi sahnelerinden oluşan Filmlerim DVD'si çıkarsın... sevenleri de koşsun alsın! Sözün özü: Bu kitabın ücretlendirilmesi Şafak'a yakışmadı, hiç ihtiyacı yoktu! Kağıt Helvayı çok severim ama bu sefer ağzımda acı bir tat bıraktı...
Sayın Şafak, Kağıt Helva yerine keşke Aşk'ı imzalayıp gönderseydin... Gerçi Kağıt Helva tüm kitapları toptan imzalamak gibi ya... neyse...
Kağıt Helva / Elif Şafak, Doğan Kitap, 2009, 154 sayfa.
|
|
|
Alafrangalığın Tarihi
Yazar: Hilmi Yavuz
Tür: İnceleme - Araştırma
Yıl: 2009
Yayınevi: Timaş Yayınları
Hikaye: Bu kitap pek bir alafranga...
Timaş Yayınları Hilmi Yavuz kitaplarını bütün eserleri başlığı altında yayımlamaya devam ediyor. Geleneğin tasfiyesi ya da yeniden üretilmesi alt başlığıyla sunulan Alafrangalığın Tarihi, Yavuz'un bakış açısı ve kaynaklarla desteklediği geleneklere yabancılaşmayı anlatıyor. Postmodernizm dediğimiz yeni akımının etkisi altındayken kalkıp Osmanlı'dan Cumhuriyet'e dönüşüm esnasında yaşadığımız değişimi okumak tarihimiz için çok önemli. Modernleşme ve ötesi olarak da ele alabileceğimiz Alafrangalığın Tarihi, batı mordernizmine de sıkı göndermeler yapıyor. Meraklısına...
Alafrangalığın Tarihi / Hilmi Yavuz, Timaş Yayınları 2009, 240 sayfa.
|
|
|
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Yazar: Soner Yalçın
Tür: Araştırma - İnceleme
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Yalçın'ın ses getiren yenisi...
Soner Yalçın yeni kitabı Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor'la gündemde. Yalçın'ı bilen bilir. Kalkıp size şövanizmini yapmaya niyetim yok! Tamamen yazarından ve konusundan dolayı meraklısına ihitap eden bu kitap; Ergenekonvari komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu? George Soros’un vakıfları, gazeteleri ve politikacıları bu oyunun neresinde? Türkiye’de hangi gazetelere, hangi kanaldan para akıtılıyor? TSK neden hedefte? Solcu liberallerin New York’taki akıl hocaları kimler? Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’den nasıl yazar devşiriyor? Kim bu ödüllü edebiyatçılar? gibi sorulara cevaplar veriyor. Yukarıdaki sorular arasında cevap aradıklarınız varsa rahatlıkla edinebilirsiniz...
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor / Soner Yalçın, Doğan Kitap, 2009, 440 sayfa.
|
|
|
Vahşi Geceler
Yazar: Joyce Carol Oates
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Everest Yayınları
Hikaye: Amerikan yazarlarının son günleri...
Joyce Carol Oates kara mizah türündeki öykülerden oluşan konsept kitabı Vahşi Geceler ile karşımızda. Beş Amerikan yazarının son günlerini nasıl geçirdiklerini kendince kurgulayan ve okura sunan yazar, aynı zamanda bu ustaları ne kadar iyi tanıdığını da kanıtlıyor. Öyle ki, iş, sadece eserlerini okumak değil, hayatlarına dair de bilgi sahibi olmaktan geçiyor. Edgar Allan Poe, Emily Dickinson, Mark Twain, Henry James, Ernest Hemingway'in son günlerini başka bir yazarın hayal dünyasından okumak isteyenlere duyurulur...
Vahşi Geceler / Joyce Carol Oates, Çeviri: Zeynep Çiftçi Kanburoğlu, Everest Yayınları, 2009, 220 sayfa.
|
|
|
Esrarengiz Komşu
Yazar: Silke Lambeck
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Günışığı Kitaplığı
Hikaye: Esrarengiz komşu Türkçe konuşuyor...
Kitaplar dilimize hep geç kazandırılıyorken, çocuk kitapları için sus olmak, konuşmamak gerek! Dünyada yer yerinden oynamadan kalkıp bir çocuk kitabını Türkçeye çevirmek de ne! Ayşegül Parkta, olmadı Küçük Anne, o da olmadı Mutfakta... çok zorlarsanız Ayşegül -her an her yerde- olarak imdadınıza yetişiveriyor...
Bu açıdan Günışığı Kitaplığı'na, yeni kitapları eskimeden çocuklarımıza tanıttıkları için teşekkür ederim... Bence sizler de etmelisiniz...
En son; Esrarengiz Komşu ve Esrarengiz Komşu Geri Dönüyor adlı iki kitabı birden dilimize kazandıran yayınevi, Theodor Wolff ödüllü bir gazeteci yazar olan Silke Lambeck ile çocukları tanıştırmış oldu... Çevrenizde -hala- yeni yıl hediyesi almadığınız çocuklar kaldıysa, hediyeniz belli: kitap!
Esrarengiz Komşu / 128 sayfa – Esrarengiz Komşu Geri Dönüyor / 156 sayfa, Silke Lambeck, Resimleyen: Karsten Teich, Çeviri: Suzan Geridönmez, Günışığı Kitaplığı, 2009.
|
|
|
Süreç
Yazar: Devrim Sevimay
Tür: Politika - Nehir
Yıl: 2009
Yayınevi: Özgür Yayınları
Hikaye: 10 soruda Kürt açılımı...
Son ayların en içine kapanık açılımı olarak nitelendirdiğim Kürt Açılımı hakkında düşüncelerini merak ettiğimiz birçok isim, Devrim Sevimay'ın Süreç adlı politik kitabında yer alıyor...
Özgür Yayınları'ndan çıkan röportaj kitabı Abdülkadir Aksu, Ahmet İnsel, Ali Balkız, Gülten Kaya, Aysel Çelikel, Aysel Tuğluk, Hülya Avşar, Dengir Mir Mehmet Fırat, Deniz Bölükbaşı, Edip Başer, Erdem Gencan ve daha bir çok ismi ve açılıma dair yazılan köşeyazılarını bir araya getiriyor.
Açılım hakkında net düşünceleri olan, söyleyecek sözü olup da söyleyecek imkanı olmayan, süreci sıkı takip eden tüm okuyucular kitaptan çok şey öğrenip keyif alacaklardır.
Merak edenler için soruları da ekleyerek süreci akışına bırakıyorum:
PKK'nın silah bırakması ve dönüş sürecinde nasıl bir yöntem izlenmelidir?
PKK kadrolarını dağdan indirmek amacıyla af ilan edildiği takdirde kapsamı ne olmalıdır?
Çözüm sürecine Abdullah Öcalan'ın da dahil edilmesi yolundaki taleplere nasıl bakıyorsunuz?
Çözüm süreci boyunca operasyonlarla ilgili düşünceniz nedir?
Terörün bitme menziline girdiği konusunda yayılan iyimser havaya katılıyor musunuz?
Türkiye'de mevcut Anayasa ve yasalarla tanınmış olan hak ve özgürlükler alanının Kürt kimliğiyle ilgili olarak genişletilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz; düşünüyorsanız bu düzenlemeler neleri içermelidir?
Soruna çözüm çerçevesinde demokratikleşme paketi ve ekonomik önlemler yeteli midir? Bölgeye özel düzenlemeler de yapılmalı mı?
Toplumsal mutabakattın sağlanması için sizce en dikkat edilmesi gereken husus nedir?
Sizin açınızdan bulunacak çözüm modelinin ''olmazsa olmaz'' çizgisi ne olmalıdır?
Süreç, Devrim Sevimay, Özgür Yayınları, 2009, 288 sayfa.
|
|
|
Paris Bir Yalnızlıktır
Yazar: Feridun Andaç
Tür: Gezi - Anlatı
Yıl: 2009
Yayınevi: Kavis Kitap
Hikaye: Çağdaş seyyahlardan aşırı etkileşimli kitaplar...
Biri deneme, diğeri anlatı türlerine uygun olan ama, işin özünde aşırı etkileşimden dolayı kaleme alınmış -hatırat tadında kitaplar- olarak adlandırabileceğim iki kitaptan bahsedeceğim. Yol Durumu ve Paris Bir Yalnızlıktır...
Yol Durumu, Münir Göle'nin dünya seyahati sırasında kaleme aldığı, yazarken kentin atmosferinden aşırı derecede etkilendiği ve kente özgü bir kokuya bürünmesine engel olamadığı/olmadığı denemeleri içeriyor. Yazarın çektiği fotoğraflarla genişletilen kitap, yer yer felsefeyle de küçük kaçamaklar yaşıyor...
Paris Bir Yalnızlıktır, Feridun Andaç'ın kendi Paris'ini anlattığı, içtenlik babında Yol Durumu'ndan aşağı kalmayan ama, edebiyat babında bir kalem daha ustaca olan yeni kitabı. Yaptığı Paris yolculuklarının yazım dünyasındaki yansımasının kitabı olarak da ele alabileceğimiz Paris Bir Yalnızlıktır yazarın sıkı takipçilerini, ''yazarlarına yakınlaşmak adına'' fazlasıyla mutlu edecektir!
Yol Durumu, Münir Göle, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 120 sayfa.
Paris Bir Yalnızlıktır, Feridun Andaç, Kavis Kitap, 2009, 232 sayfa.
|
|
|
Cumhuriyet – Türk Mucizesi
Yazar: Türkiye üçlemesi tamamlandı... Turgut Özakman
Tür: Tarihi Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Hikaye: Türkiye üçlemesi tamamlandı...
Turgut Özakman'ın Türkiye Üçlemesi nihayet tamamlandı. Hem de ne tamamlanmak...
4 günde 45 baskı yapan Cumhuriyet – Türk Mucizesi hem Özakman'ın, hem Bilgi Yayınevi'nin, hem de okuyucuların yüzünü güldürdü. Bu arada diğer yayınevleri de Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nda yaşanılan bu sıcak gelişmeden nasiplerine düşeni elbette aldı...
Şu Çılgın Türkler, Diriliş – Çanakkale 1915 ve sonunda Cumhuriyet – Türk Mucizesi ile tamamlanan serinin son kitabı çok anlamlı bir dönemde raflarda. Nitekim 10 Kasım Atatürk'ün ölüm yıl dönümü öncesi milli duyguları pekiştirmek adına çok sağlam bir çalışma. Bunu ne hükumet, ne de benim diyen milliyetçi Özakman kadar başaramazdı ki, bu da kapak olsun...
Türk gençlerinin Cumhuriyet'ine sahip çıktığı çok açık! 4 günde 45 baskı! Düşünün artık, siz bu yazıyı okurken kitap kaçıncı baskısına girmiş olacak!
Cumhuriyet – Türk Mucizesi, Turgut Özakman, Bilgi Yayınevi, 2009, 440 sayfa.
|
|
|
Mutluluk
Yazar: Zülfü Livaneli
Tür: Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Remzi Kitabevi
Hikaye: Film festivalimize beş kala...
4. Uluslararası Bursa ipek Yolu Film Festivali'ne sayılı günler kala size biri çoktan film olmuş, diğeri ise yakında vizyona girecek filmin ilhamı olan iki kitaptan bahsetmek istiyorum.
İlki Zülfü Livaneli'nin Mutluluk kitabı ki, kitap çıkalı yıllar oldu, farkındayım. Filme çekileli de, diğer dillere çevrilip övgü dolu sözler aldı da... ama Mutluluk'u hatırlatmam için yeni bir sebebim var: Mutluluk cep boyutunda yeniden yayımlandı...
Geçen yıl başlayan cep boyutunda kitap furyası neredeyse tüm yayınevlerini sardı ve Remzi Kitabevi de bu furyaya katılarak çoksatarlarını cep boyutlarıyla yeniden yayımlamaya başladı. Bunların arasına Mutluluk da girdi. Yani kısacası Mutluluk artık cebinizde!
Diğer kitabımız bir çizgi roman. Bir albüm... Red Kit, Jese James...
Yapı Kredi Yayınları Red Kit'in tüm albümlerini meraklılarıyla buluşturmaya devam ediyor. Hatta arada özel albümlerini de okura sunuyor... Çocukluğumun en kahraman kahramanını günümüz çocuklarıyla tanıştırdığı için yayınevi bence çok özel bir işe imza atmış durumda.
Red Kit Jasse James albümü filme çekilen Red Kit'le birebir ilişkisi bulunan bir albüm değil. Belirteyim. Film Lucky Luke adıyla Fransa ve Arjantin ortak yapımı olarak çekildi ve yakında ülkemizde de gösterime girecek... Merakla bekliyorum...
Mutluluk, Zülfü Livaneli, Remzi Kitabevi, Cep boy 1. basım 2009, 448 sayfa.
Red Kit - Jasse James, Çizen: Morris, Yazan: Goscinny, Çeviri: Eray Canberk, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 48 sayfa.
|
|
|
Yorgunlar
Yazar: Erdal Öz
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Can Yayınları
Hikaye: Elli kuşağının ilk kitapları...
1950'li yıllarda yayımlanan ve 50. yaşını çoktan doldurmuş olan kitaplar bir süredir rafları süslüyor. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama, özellikle Yapı Kredi ve Can Yayınları bu bağlamda sıkı kitaplar çıkaracaklarının sinyallerini verdi. Onat Kutlar'ın İshak'ından sonra yenilerini beklediğim Yapı Kredi umarım çalışmalarını hızlandırmıştır.
Evet, anlaşıldığı gibi tanıtacağım ilk kitap Elli Kuşağının İlk Kitapları 50 Yaşında projesinden. Erdal Öz, Yorgunlar...
Öz'ün 19 yaşındayken kaleme aldığı sekiz öykülük Yorgunlar kitabı proje kapsamında yeniden ele alındı ve özel bir baskıyla okuyucuya sunuldu. Gerçi Öz'ün Yorgunlar'ında yer alan öyküler dönem dönem başka kitaplara çekişmiş, hatta arasından kitap ismi çıkaran öyküler olmuştu. Ama ilk baskıya sadık kalınan 2. bir baskı şimdiye kadar yapılmamıştı. Bu açıdan 2006 yılında yitirdiğimiz kalemin özel çalışmalarından biri olan Yorgunlar'ı gönül rahatlığıyla arşivinize ekleyebilirsiniz...
|
|
|
Sinemasının Aynasında Türkiye
Yazar: Oğuz Demiralp
Tür: Sanat
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: Sanat 154 & Sanat 155...
Yapı Kredi Yayınları'nın Sanat dizisi Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik adlı kitapla 155. kitabına ulaştı. Yayınevinin dizileri arasında en beğendiğim kitapları çıkaran Sanat dizisinden 154. kitap olarak da Sinemasının Aynasında Türkiye çıkmıştı. Nice 155'lere diyerek iki kitabı birden tanıtmak istiyorum...
Oğuz Demiralp'in sinema yazılarını sürekli takip etmeye çalışan biri olarak Sinemasının Aynasında Türkiye kitabına en sevinen okurlarından biriyim. Nitekim sinema benim için kitaptan sonra gelen ikinci tutkum... Vakti zamanında sineme eleştirmeni olmaya soyunmadım da değil ama, ülkemizde sinema eleştirmenliği yapmak cidden zor ve zahmetli bir iş. Öncelikle ne basında ne de televizyonda sadece bu işi yapan isimlere pek rağbet yok! Bu açıdan sinemayla ilgili makaleleri sıkı takip ederim. Programları kaçırmamaya çalışırım...
Gelelim Demiralp'in kitabına; Odyssee’de düzenlenen Türk Filmleri Haftası'nda gösterilen Türk filmlerinin incelenmesinden ortaya çıkan kitap, aslında bir eleştirmenden çok, sinemadan fazlasıyla etkilenmiş bir izleyici üslubuyla keleme alınmış. Özellikle güzel sanatlar fakültesinde okuyan öğrencilerin ve elbette okutanlarının (hoca-veli) okumasında yarar gördüğüm kitap, sinemasever tüm okuyucuların anlayacağı sadelikte...
Diğer kitabımız Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik, Çağdaş Sanat Konuşmaları dizisinin 4. kitabı. Sanat Dünyamız dergisin etkinliği olan Çağdaş Sanat Konuşmaları bildiğiniz gibi ara ara kitaplaştırılıyor. Kitap olması için elbette uzun soluklu bir program ve değer bir konu olması gerek. Yoksa dergi bu tarz konuşmalarını sık sık yapıyor ama, ne yazık ki her konuşma kitaplaştırılamıyor...
Kitabın adı kendini anlatıyor zaten, tamamen meraklısına... Ama şunu belirtmek isterim ki, Çağdaş Sanat Konuşmaları dizisinden çıkan kitaplar okura, salt sempozyum kitaplarına nazaran daha akıcı ve keyifli bir okuma sunuyor...
Çağdaş Sanat Konuşmaları – 4 / Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik, Hazırlayan: Levent Çalıkoğlu, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 168 sayfa.
|
|
|
Beyaz Geceler
Yazar: Dostoyevski
Tür: Öykü
Yıl: 2009
Yayınevi: Kavis Kitap
Hikaye: Son dönemlerin en güzel kitap kapağı...
Kitap kapaklarına çok dikkat ettiğimi bilirsiniz. Beğenmediğim, en azından içime sinmeyen kapağı hemen eleştiririm. Nitekim bu bir pazarsa, kurallarına göre oynamak mubahtır! (İzleyiniz: Pazar: Bir Ticaret Masalı)
Kavis Kitap dünya klasiklerine, klasikleşen isimlerin tüm yapıtlarına özenle dokumaya başladı. Son işi Dostoyevski'nin Beyaz Geceler'i oldu. Uzun öykü olarak ele alabileceğimiz Beyaz Geceler, yazarın gençlik kitaplarından biri... Yani ilk dönemlerinden bir eser...
Beyaz Geceler'i yeniden ele alan ve çevirisini yeniden yapan yayınevinin kitap için hazırladığı kapak çalışmasını çok beğendim. Son dönemlerin ev vurucu, en albenili kapağını hazırlamışlar. Dostoyevski adı yeter diyerek hemen kitabı tavsiye etmek istiyorum. Nitekim Beyaz Geceler'le bir hayalperestin yazılı, öykülü aşkına tanıklık etmek elinizde...
|
|
|
Nefes Hayattır
Yazar: Ahmet Rasim Küçükusta
Tür: Sağlık
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: KOAH ile mutlu ve sağlıklı yaşama rehberi...
KOAH'ın en çok ölüme neden olan hastalıklar sıralamasında 4. olduğunu, tüm dünyada 600 milyon KOAH hastası bulunduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum! Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın Doğan Kitap Sağlık dizisinden çıkan Nefes Hayattır kitabını okuyunca öğrendim...
KOAH yani bizim bildiğimiz şekliyle kronik bronşit çok ciddi bir hastalık. Dünyayı ele geçirmesine an kaldı desem yalan olmaz. Bu bağlamda hastalıktan korunmanın ve iyileşmenin yollarını öğrenmek çok önemli. Ve bu bağlamda kitapta çok önemli. Çünkü KOAH'ın en çok kimlerde görüldüğünü, belirtilerini, korunmak için sigarayı bırakmanın önemini, en etkili sigara bırakma yöntemlerini anlatıyor ve ekliyor: KOAH nefesinizi kesmeden siz de dumansız bir hayat sahası seçin...
|
|
|
Rüyalar ve Uyanışlar Defteri
Yazar: Latife Tekin
Tür: Deneme
Yıl: 2009
Yayınevi: Doğan Kitap
Hikaye: Tekin'den tekinsiz rüyalar...
Son olarak Muinar adlı romanıyla edebiyat dünyasında boy gösteren ve kaleminin gücünü iyiden iyiye gözler önüne seren Latife Tekin yeni kitabıyla, hiç de tekin olmayan rüyalarını okura sunuyor.
Duyarlı bir edebiyatçı olarak ülke sorunlarının yansıdığı rüyalarını ve uyanışlarını kaleme aldığı, tür olarak deneme demekte sakınca görmediğim yeni Tekin kitabını keyifle okudum. Erkek bir okur olarak feminist yanı ağır basan kadın bir yazarın tüm kitaplarını severek okumam size tuhaf gelebilir ama, her zaman dediğim gibi; Tekin'in özde erkekle değil, modernleşmeye ve eşitliğe yanaşmayan sözde erkekle derdi var! İkinci kategoriye gönülden ''ben girmiyorum'' diyen tüm erkeler rahatlıkla Tekin kitaplarını okuyabilir...
Rüyalar ve Uyanışlar Defteri adlı yeni kitabı Tekin'in adeta karabasana dönüşen rüyalarını sunarken, yayınevi özellikle pembe bir kapak seçmiş gibi görünüyor. Bu rüyaların aslında birer karabasan değil de, pembe rüyalar olması gerekliydi demeye çalışıyor!
Evet, ne Tekin ne de bizler bu denli kara rüyalar görmeyi hakketmiyoruz...
Duyarlılığımızın kamçıladığı bedenlerimizin acısını neden yazarak, ayaklanarak ya da söverek göstermek zorunda kalıyoruz?! Söz uçar yazı kalır mantığıyla mı ''çuvaldız bize batıyor, iğne nerede'' diye haykırıyoruz?!
Tekin'in, başlıkta kullandığım gibi, tekinsiz rüyalarının bileni olmak isteyenler, onunla aynı rüyaları görenler, memleket adına kafa yoranlar, dolup dolup taşanlar düşünmeden kitabı edinsin...
Rüyalar neler mi anlatıyor?
Emin olun ki bilmediğimiz bir şeyi değil ama, farkında olduğumuzu dışa vurmakta zorlandığımız çok şeyi... - Mahir Bora Kayıhan
|
|
|
Boleyn Mirası
Yazar: Phillippa Gregory
Tür: Tarihi Roman
Yıl: 2009
Yayınevi: Artemis Yayınları
Hikaye: Tudor Hanedanlığı'nda sular durulmuyor...
Philippa Gregory Tudor Hanedanlığı'nı anlattığı ve serileşen kitaplarına bir yenisini daha ekledi. Boleyn Mirası...
Boleyn Kızı ile başlayan ve üç kitap olarak düşünülen seri Kraliçenin Soytarısı ve Bakirenin Aşığı ile son bulacakken Mahkum Prenses ile devam etti. Aslında Mahkum Prenses Tudor Hanedanlığı serisinin bir parçası olarak düşünülmemiş, ama yayımlanmasıyla birlikte seriye okurlarca dahil edilmişti... Böylelikle devam eden seri yeni kitabı Boleyn Mirası'yla beşinci kitabına ulaşmış oldu...
Aslında ''Beşi Bir Yerde'' başlığını kullanarak kitabı tanıtacaktım ama, serinin diğer kitapları da işin içine girince yazı haliyle uzayacaktı. Tanıtmak istediğim öteki diğer kitaplara haksızlık olmasın diyerek başlığımı değiştirdim ve yazıyı kısa tutmaya çalışıyorum... (Ama önceki yazılarımı hatırlamak isterseniz www.mahirborakayihan.com adresli blog sayfamı kurcalayabilirsiniz.)
Boleyn Mirası Tudor Hanedanlığı'nın en önemli kitabı olarak karşımızda. Tarihi gerçeklere sadık kalınarak kurgulanan roman, yazarın dört kitaptan sonra haklı olarak kendi varsayımlarıyla da okuru buluşturuyor. Philippa Gregory'nin 18. yy üzerine doktora yaptığını da hatırlatmak isterim. İş sadece ''konu üzerine çok yazdım, artık varsayımlamak hakkım'' olmanın ötesinde...
Boleyn Mirası Tudor Sarayı'nın geniş koridorlarında yankılanan, devasa odalarında sancılanan bir miras hikayesi... Sarayın üç kadınının son nokta denilebilinecek öyküsü... Anne'nin, Katherine'in, Jane'in acısı, hırsı, ölüm korkusu, öldürme güdüsü... İddia ediyorum ki, serinin içindeki en iyi kitap Boleyn Mirası... Çünkü romanın yapı taşlarını değişmez insani tutkular oluşturuyor!
Mahir Bora Kayıhan
|
|
|
Bağımsızlık Savaşı
Yazar: Fazıl Hüsnü Dağlarca
Tür: Şiir
Yıl: 2009
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Hikaye: YKY Dağlarca'yı andı...
Geçen yıl 15 Ekim'de kaybettik usta şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı...
Bu yıl 15 Ekim'de andık...
Yitirdiğimiz değerlerin ardından ağlamayı tercih etmiş bir milletiz!
Ölümünden sonra karalar bağlamayı, -hatta ölümünden yıllar sonra- adına ödüller vermeyi, mezarını topraklarımızın dışındaysa içine almayı, kalanlarına saygı duymayı, bu bağlamda da eserlerini devleştirmeyi iyi biliriz!
Fazıl Hüsnü Dağlarca için de böyle mi olur bilemem ama, usta bir nebzede olsa şanslı isimlerdendi. Ona sahip çıkan, değerini yaşarken bilen bir yayınevi vardı. Neredeyse bütün eserlerini okurla, özellikle de genç okurla buluşturmayı hedeflemiş ve bu buluşturmayı usta yaşarken yapmaya da başlamıştı...
Evet, Yapı Kredi Yayınları'ndan bahsediyorum...
Yayınevlerimiz arasında dişe dokunur işler çıkaran ender etiketlerden birinden...
Yapı Kredi Yayınları ustayı en doğru şekilde andı. Ölümün birinci yıldönümünde ustanın Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı beş kitaplık serisini yayımlayarak...
Bağımsızlık Savaşı adı altında Samsun'dan Ankara'ya, İnönüler, Sakarya Kıyıları, 30 Ağustos, İzmir Yollarında kitapların oluşturduğu Kurtuluş Savaşı öyküsü ustanın usta olduğu bir türle, şiirle anlatılıyor. Yayınevinin Doğan Kardeş Kitaplığı dizisinden çıkan seri, özellikle genç okurları, çok genç okurları hedefliyor. Bilirsiniz çok kullanırım ''fazla söze hacet yok'' lafını... Böyle bir isim, böyle bir yayınevi, böyle bir konu üzerine daha ne denir ki: Fazla söze hacet yok!
Samsun’dan Ankara’ya (80 sayfa), İnönüler (72 sayfa), Sakarya Kıyıları (112 sayfa), 30 Ağustos (112 sayfa), İzmir Yollarında (112 sayfa)
Mahir Bora KAYIHAN
|
|
|
Karanlık Çökünce
Yazar: Stephan King
Tür: Gerilim
Yıl: 2009
Yayınevi: Altın Kitaplar
Hikaye: Bu benim öngörüm elbette... Ama, Stephen King konusundaki öngörülerim hep tutmuştur. King`in öykülerinin her biri zamanla beyazperdeye yansıması muhtemel bir kalitede olmuştur. Bu kalite yeni öykü kitabında da devam ettiğine göre...
Korku yazarı denilince aklıma ilk gelen isim olan King yeni kitabı Karanlık Çökünce ile okuru 1 kitapta 15 kere korkutmanın peşinde. Öyle ki, King kalemi kuvvetli bir korku yazarı, -aslında zamanla gerilime ve özellikle psikolojik gerilime kaymaya başladı-, yazdıklarının çok okunması, beyazperdeye aktarılması, TV filmi olarak çekilmesi, hayran kulüplerinin olması bunun başlıca göstergeleri...
Altın Kitaplar`dan çıkan son romanı Duma Adası ile beklentilerimin üstünde bir kitap okumanın hala keyfini yaşayan biri olarak, Karanlık Çökünce`yi de gönül rahatlığıyla King sevenlere öneririm. Ve özellikle de senaryo yazma konusunda çalışmaları olan senarist adaylarına öneririm. Bu kısa öykülerin muhtemelen film olacağı düşünülürse, adaylar senaryolaştırıp gelişim süreçlerini hızlandırabilirler...
6 yıl önce kaleme aldığı Karanlık Öyküler`den sonra yeniden bir öykü kitabıyla okurla buluşan King, öykü yazma konusundaki yeteneğini yine gözler önüne sermiş durumda. Öyle ki, kitabın ilk öyküsü Willa King`in öykücülük konusundaki tüm yeteneğini gözler önüne seriyor.
Okumaya başladığınız ilk cümle itibariyle aklınıza gelen tüm korku ögelerini alaşağı ediyor. Her cümlenin sonunda, yeni cümleye başlarken yürüttüğünüz tüm olasılıklar adeta elinizde patlıyor. King`in kurgusunun gücüne ve yetisinin son safhalarda olduğuna kanaat getirmek durumda kalarak finalde afallıyorsunuz.
Hemen ardından gelen ikinci öyküyse okuduğunuz yazarın artık salt bir korku yazarı olmadığını, psikolojik gerilimde ciddi bir isim olduğunu kanıtlıyor.
Uzun sözün kısası, King yine yapmış yapacağını... Sinemalardan önce okumak isteyenlere 15 yeni öyküden oluşan Karanlık Çökünce`nin yayımlandığı duyurulur...
Yazan: Mahir Bora Kayıhan
|
|
|
|
|
|